Taraflar arasında görülen davada Adıyaman Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.01.2012 tarih ve 2011/1427-2012/55 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekili şirkete sigorta poliçesi ile sigortalı olan elektronik cihazın elektrik ana kartının ani ve düzensiz gerilime maruz kalması sonucu yandığı ve meydana gelen hasar sebebiyle sigortalıya 6.111,00 TL tazminat ödendiğini ileri sürerek, davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK 4. maddesi dikkate alınarak dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 1. maddesi, "Bu kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda uygulanmaz." hükmünu haiz olup, işbu dava da harcı yatırılmak suretiyle 25.08.2011 tarihinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlük tarihi olan 01.10.2011 tarihinden önce açılmıştır. Bu durumda mahkemece davaya bakılması gerekirken yerinde bulunmayan yazılı gerekçeyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyizi itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.