5237 sayılı TCK' nın 85/2,62,53/1-2-3-6. maddeleri
gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, tayin olunan cezanın 2 yıl 6 ay hapis cezasından ibaret olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan, 1412 sayılı CMUK'un 318/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek, yapılan incelemede,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin ise bir nedene dayanmayan tüm, sanık müdafinin olayın ölenlerin kusurundan kaynaklandığına, somut delillerin dikkate alınmadığına, olayda yol yapımını ihale eden ASKİ'nin asli, yüklenici firmanın tali kusurlu olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, dosya içeriğine göre; sanığın tali kusurlu olduğu, dosyaya yansıyan olumsuz bir özelliği bulunmadığı, hakkında TCK'nın 62. maddesi uygulanarak cezasından indirim yapılmasına rağmen mahkemece "olayın oluş şekli ve sonuçları şeklindeki" yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile 5237 sayılı TCK'nın 50/4 maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmemesine karar verilmesi,

2- Taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK'nın 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.