Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6570 sayılı Yasanın 7/b ve c maddesi hükmüne göre ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak tahliye davalarının İİK.nun 272. maddesinin kıyasen uygulanması suretiyle kira sözleşmesinin bitimini takip eden bir ay içinde açılması gerekir. Daha önce veya bu bir aylık süre içerisinde sözleşmenin yenilenmeyeceğine ilişkin tahliye iradesi kiracıya bildirilmiş ise bu bildirimi takip eden dönem sonuna kadar dava açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenebilmesi için öncelikle kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin ve süresinin bilinmesi zorunludur. Davacının bildirdiği bu tarihlere davalı karşı çıkarsa uyuşmazlığın tarafların gösterecekleri tanık dahil bütün deliller toplanarak bir hadise olarak çözüme kavuşturulması gerekir.
Olayımıza gelince; Davacı vekili tarafından 1.12.1989 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi ibraz edilerek 29.3.2012 tarihinde dava açılmış ise de, aşamalarda taraflar arasındaki sözleşmenin başlangıç tarihinin 1.3.2010 – 28.2.2011 ve 1.3.2011 – 28.2.2012 tarihleri olarak değiştirildiğine ilişkin davacı kurum ile davalı arasındaki yazışma örnekleri ibraz edilmiş ve 1.3.2008 başlangıç tarihli 1 yıl süreli sözleşme ibraz edilmiştir. Mahkemece her ne kadar 1.12.1989 başlangıç tarihli sözleşmeye göre davanın süresinde olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, esasen dosyada aynı taraflar arasında iki farklı sözleşme ve kira dönemlerine ilişkin yazışma örnekleri bulunmakta olup, bu husus üzerinde durularak kira başlangıç tarihinin belirlenmesi, ondan sonra işin esası ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.