Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak davanın değeri itibari ile duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalı şirketin müvekkiline kira farkı borcu olması nedeniyle takip başlattıklarını, kira farkının sözleşmenin özel şartlar 10.maddesinden kaynaklandığını belirterek takibe yapılan haksız itirazın iptalini ve takibin devamını istemiştir. Davalı kira artışının belirli olmadığından davanın reddine savunmuştur.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.6.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar 10. Maddesinde kiracı her yeni dönem kira başlangıcında kira bedelinin Devlet İstatistik ... Toptan Eşya Fiyat Endeksi oranında artırmayı kabul edeceği kararlaştırılmıştır. Kararlaştırılan bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmış olup bilirkişi raporunda İstanbul Ticaret Odası tarafından bildirilen oranlamaya göre hesap yapılmış ise de verilen bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Davada uyuşmazlık, ...’nin değişik endekslerinden hangisinin kira artışına esas alınacağına ilişkindir. Yargıtayın yerleşik uygulamalarına göre kira artışı endeksi olarak ...’ nin 12 aylık ortalamaya göre değişim oranını esas alan TEFE (2005 yılından sonrası için ÜFE) oranlarının esas alınması gerekir. Somut olayda kira başlangıcı 1 Haziran olduğundan 2009 yılı Mayıs ayının 12 aylık ortalamaya göre ÜFE oranının esas alması gerekecektir. Mahkemece yapılacak iş yukarıda açıklandığı şekilde 12 aylık ortalamaya göre 2009 yılı Mayıs ayı ÜFE oranı getirtilip, gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.