Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Harçlar Kanunu 17. maddesinde tahliye davalarında bir yıllık kira bedeli üzerinden harç alınması gerektiği, 28. maddesinde ise alınması gereken harcın dörtte birinin peşin alınacağı ve kalanın ise kararın verilmesinden itibaren iki ay içerisinde ödeneceği, 32.maddesinde de yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı ve 30. maddesinde ise muhakeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde belirtilen değerden fazla olduğunun anlaşılması halinde yalnız o celse için muhakemeye devam olunacağı, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Olayımızda her ne kadar dava dilekçesinde aylık kira bedeli 1.911 TL gösterilerek bu bedel üzerinden hesaplanan yıllık 22.902 TL üzerinden harç yatırılarak dava açılmış ise de, dava konusu taşınmaza ilişkin kira tespit davasında yıllık kira bedeli 1.2.2009 tarihinden itibaren 129.600 TL tespit edilmiş davalı ise yıllık kira bedelinin 144.000 TL olduğunu savunmaktadır. Mahkemece bu husus üzerinde durulup tespit edilecek değer üzerinden yukarıdaki esaslara göre harcın tamamlattırılarak, ondan sonra yargılamaya devam olunması gerekirken yazılı şekilde harç tamamlattırılmadan yargılamaya devam edilmesi doğru değildir.

Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.