SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve sanıklar hakkında da duruşma esnasında davacı ve şikâyetçi olduğunu beyan eden ancak davaya katılmak isteyip istemediği sorulmayan şikâyetçinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;

1- Sanıklar arasında menfaat çatışması bulunduğunun anlaşılması karşısında; aynı müdafii tarafından temsil edilmeleri suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 152 ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38. maddelerine aykırı davranılması,

2- Sanıklar hakkında tanzim edilen 24.03.2015 tarihli iddianamede de 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143. maddeleri uyarınca cezalandırılmalarının talep edildiği, 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması sanıklara yüklenen iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarının, hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla işlendiği nazara alınarak; savunmanın bölünmezliği ilkesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıkların zorunlu müdafii huzurunda savunmalarının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,

3- Katılan sıfatını alabilecek şekilde atılı suçlardan zarar görmüş bulunan ve duruşmalara katılıp sanıklar hakkında davacı ve şikâyetçi olduğunu beyan eden şikâyetçinin davaya katılmak isteyip istemediği sorulmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ve şikâyetçinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.