Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.09.2016 tarih ve 2014/737 E. - 2016/895 K. sayılı kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 22.05.2019 tarih ve 2018/729 E. - 2019/779 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 22.06.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalı ... ve dava dışı kişilerle "Doğuşpark" konut projesine ortak olduklarını, müvekkilinin ortaklıktaki hissesinin davalı ...'na devri, karşılığında 4.100.000.- TL ödeme yapılması hususunda protokol imzalandığını, projenin davalı tarafından sürdürülüp gelirinin tahsil edildiğini, protokolün 3-a maddesinde 18.06.2009'da 730.000.- TL, 15.12.2009'da 875.000.- TL'nin davalının şirketinin davalı ...'deki alacaklarını temlik etmek suretiyle müvekkilinin borçlu olduğu Türk Ekonomi Bankası'na ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak temlik onayının aylar sonra alınabildiğini, müvekkilinin de davalının beyan ettiği tarihleri dikkate alarak Türk Ekonomi Bankası ile bir sözleşme imzaladığını, temlik yoluyla ödemeler bir yıl gecikmeli yapıldığından bu gecikme nedeniyle Türk Ekonomi Bankası'nın 230.000.- TL talep ettiğini, davalı ...'nin temlikten haberi olduğu ve temlik uyarınca TEB'e ödeme yapması gerektiği halde Türk Ekonomi Bankası'na değil de davalı ... ve şirketlerine ödeme yaptığını, bu yönden müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek şimdilik 180.000.- TL'nin faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, sözü edilen protokol hükümleri uyarınca davalının Türk Ekonomi Bankası'na ödeme yapmaması üzerine bankanın ipotekleri kaldırmayıp paraya çevrilmesi için takip başlattığını, müvekkilinin paraya çevirme işlemini önlemek için bankaya emanet para verdiğini, bankaca üç aylık devre faizlerinin tahsiline devam edildiğini, protokolün 7. maddesinde müvekkiline ait bir dükkan ve bir daire üzerindeki ipoteklerin kaldırılmasının sağlanacağı yükümü üstlenildiği halde yerine getirilmediğini, müvekkilinin dükkanı sattığını, ancak ipotek kaldırılmayınca alıcının ödemelerini geciktirip satım bedelinden bir kısmını cezai şart olarak aldığını, anılan iki adet taşınmaz üzerindeki ipoteklerin kaldırılması için müvekkilinin başka ipotek gösterdiğini, bu işlemler için masraf yapıldığını, öte yandan aynı sözleşmenin 3-b maddesinde davalının 82.500.- TL'yi müvekkili adına Bursaspor Kulübü'ne ödemeyi taahhüt ettiği halde bu taahhüdünü de yerine getirmediğini ileri sürerek ipoteklerin kaldırılmaması ve zamanında fekkedilmemesine, taşınmazların satılamamasına bağlı olarak oluşan zararın şimdilik 17.500.- TL'sinin ticari faizi ile tahsilini, Bursaspor Kulubüne yapılmayan ödeme için 82.500.- TL'nin 30.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı ... vekili, davacı ile müvekkili arasında Bur Ol İnş. Taah. Ltd. Şti.'ndeki davacı hisselerinin satışı için 30.03.2009 tarihli sözleşmenin imzalandığını, hisse bedelinin bir kısmının müvekkilinin Belediyedeki alacaklarının temliki suretiyle ödeneceğini, davacının şirketteki %2 hissesi üzerinde bulunan hacizlerin kaldırılması gerektiği halde kaldırılmadığı için hisse devrini yapmadığını, buna rağmen müvekkilinin bankaya temlikleri verdiğini, hisse üzerindeki hacizlerin halen kaldırılmayıp devrin gerçekleştirilmediğini, temliklerin süresinde yapılmamasının davacıdan kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalı ... Belediyesi vekili, diğer davalının Belediye'den bulunduğu temlik talebinin kabul edildiği, ancak idarece ödeme planı ve son ödeme tarihi vaat edilmeksizin temlik izni verildiğini, toplam 1.605.000.- TL tutarındaki ödemenin 23.08.2010 tarihinde tamamlandığını, davacı, diğer davalı ve Türk Ekonomi Bankası arasındaki ilişkilerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı vekili, müvekkilinin edimini yerine getirmesi için öncelikle satışa konu Bur Ol İnş. Taah. Ltd. Şti.'ndeki davacı hisseleri üzerinde bulunan hacizlerin kaldırılması gerektiği halde davacının hacizleri fekkedip hisseleri devretmediğini, devrin halen gerçekleştirilemediğini, müvekkilinin buna rağmen Türk Ekonomi Bankası lehine temlikleri verdiğini, Bursaspor Kulubüne de çeşitli bono ve çek vermek suretiyle ödemeyi yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, temlik işleminin davalı tarafından yerine getirildiği, artık Nilüfer Belediye Başkanlığındaki alacak üzerinde tasarruf yetkisinin bankaya geçtiği, Belediyenin geç ödemesinden davacı ve dolaylı olarak davalının sorumlu olduğu, ancak banka davalının sorumluluğunu temlik sözleşmesi ile kaldırdığı, dolayısıyla davacının sorumluluğunun da kalktığı, bankanın geç ödemeden dolayı davalıyı sorumluluktan kurtarmasının davacıya da yansıdığı, buna göre banka tarafından davacı ile temlikten önce protokol yapılarak ödemeler için vade konulmuş ise de daha sonra düzenlenen temlikname ile vadeleri kaldırdığından davalıyı sorumluluktan kurtardığı, davalı Belediyenin de gerek davacıya gerekse Bankaya yönelik belirli bir vadede ödeme taahhüdünün bulunmadığı, birleşen davada ise; davalının Bursaspor Kulübüne ödeme yaptığını belirttiği halde ödeme belgesi sunmadığı, davacının tapu masrafları yaptığını veya ipotekten dolayı taşınmazları satamayarak zarara uğradığını ispat edemediği gerekçesiyle asıl davada davanın reddine, birleşen davada davanın kısmen kabulüne, 82.500.- TL'nin 18.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, tapu masrafları ve munzam zarar ile ilgili diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili ile davalı ... vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davanın davacısı vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre birleşen davada yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin birleşen davaya yönelik tüm, asıl davaya yönelik aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Asıl dava, taraflar arasında düzenlenen 30.03.2009 tarihli protokolde davalının hisse devir bedelinin bir kısmının karşılığı olarak taahhüt ettiği temlikname ile ödemeyi gereği gibi yerine getirmediği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Anılan sözleşmede davacının, dava dışı şirketteki %22 hissesini 4.100.000.- TL karşılığı davalıya devrinin kararlaştırıldığı, hisse devir bedelinin bir kısmının protokol tarihinden önce ödendiği, bir kısmının ödeme yönteminin ise protokolün 3-a maddesinde belirtildiği, buna göre dava dışı Bankanın alacaklı olduğu icra dosyasındaki kefaletten kaynaklı davacının borcuna karşılık olmak üzere ... İnş. Taah. Pr. Nak. Haf. Pet. Ürn. Pey. Park Bah. Bak. Tem. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile Ram İnşaat Tekstil Taah. ve Tur. San. ve Tic. İth. ve İhr. Ltd. Şti.'den oluşan ortak girişim grubunun Nilüfer Belediyesi nezdindeki alacaklarından 730,000.- TL'nin 18.06.2009 tarihinde 875,000 TL'nin 15.12.2009 tarihinde dava dışı takip alacaklısı bankaya temlik suretiyle ve vadesinde ödeneceğinin davalı tarafından taahhüt edilmiş, ancak, davalı ... bu taahhüdünü gecikmeli olarak yerine getirebilmiştir. Bu durumda takip borcunun geç ödenmesi nedeniyle protokolün tarafı olan takip borçlusu davacının takip alacaklısı olan dava dışı Türk Ekonomi Bankası'na fazladan faiz ödeme borcu olduğu ve bu borçtan davalı ...'nın da sorumlu olduğu açıktır. Bu nedenle mahkemece, Nilüfer Belediyesince yapılan ödemelerin 20.03.2009 tarihli protokolde sözü edilen Bursa 1. İcra Müdürlüğü'nün 2008/744 Esas sayılı dosyasına mı yoksa dava dışı Muhammet Çavuşoğlu Gıda San. Tic. Ltd. Şti. hesabına mı yapıldığı, davacının, akidi davalı ...'nın protokolde belirtilen tarihlerde bankaya ödemenin yapılmasını sağlayamamasından kaynaklı bir zararın olup olmadığı belirlenip ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
3- Kabule göre de, davacı, asıl davada, davayı ...'nın protokolde belirtilen tarihlerde ödemeyi sağlayamaması, davalı ...'nin de temlikten haberi olduğu ve diğer davalıya ve şirketlerine ödeme yaptığı halde dava konusu ödemeleri geciktirmesi nedeniyle zarara sebebiyet verdiklerini ileri sürerek 180.000.- TL'nin davalılardan tahsilini istemiştir. Bu durumda davanın reddi halinde davalılar yararına tek bir vekalet ücreti takdiri gerekirken her iki davalı yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri yerinde olmamış, kararın bu yönden de asıl davada davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin birleşen davaya yönelik tüm, asıl davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bente açıklanan nedenlerle asıl davada davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince asıl davada verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 29,50 TL harcın temyiz eden birleşen davaya yönelik-birleşen davada davacıya iadesine, 28.06.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Davacı ile davalı ... arasında düzenlenen 30.03.2009 tarihli protokol ile, tarafların ortak oldukları Bur-Ol İnş. Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti'de bulunan davacı hisselerinin davalıya devri, devir bedelinden 730.000.00 TL'nin 18.06.2009,875.000.00 TL'ninde 15.12.2009 tarihinde, davalının ortağı olduğu şirketin Nilüfer Belediyesinden yapmış olduğu işe karşılık istihkaklardan davacının borçlu olduğu Bursa 1. İcra Müdürlüğünün 2009/744 esas sayılı dosyasına ödenmesinin kararlaştırıldığı,
Davacı ..., Muhammet Çavuşoğlu Gıda Paz İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ile davadışı Türk Ekonomi Bankası A.Ş. arasında düzenlenen 07.04.2009 tarihli protokol ile, borçluların bankaya olan borçlarından 730.000.00 TL'nin 20.06.2009,875.000.00 TL'ninde 20.12.2009 tarihinde borçluların, ... İnş. Taah. Proje Nakl. Harf. Petrol Ürünleri Ltd. Şti'nin Nilüfer Belediyesinden olan doğmuş alacakların, temlik etmek suretiyle ödeyecekleri,
Türk Ekonomi Bankası ile ... ve Ram Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenen 22.06.2009 tarihli temlik sözleşmesi ile, temlik borçlusu şirketlerin Nilüfer Belediyesinden doğan alacaklarından 730.000.00 TL'nin 22.06.2009 tarihinde, 875.000.00 TL de 21.12.2009 tarihinde ödenmek üzere temlik alacaklısı bankaya devrettiği, sözleşmenin V.3 maddesi ile de temlik konusu alacakların Nilüfer Belediyesi tarafından geç ödenmesi durumunda temlik verenin herhangi bir borç altına girmeyeceği düzenlenmiştir.
Görüldüğü üzere, davacı Bursa 1. İcra Müdürlüğünün 2009/744 sayılı dosyasına konu borcunu, 30.03.2009 tarihli sözleşme ile davalı ... Mutafoğullarına T.B.K 195 vd. hükümleri gereğince devretmiş olup, 07.04.2009 tarihli protokol ve 22.06.2009 tarihli temlikname hükümleri uyarınca alacaklı banka, borcun iç üstlenilmesini kabul etmiştir. TBK 196/1. maddesi hükümleri gereğince davacı borçlu, 07.04.2009 tarihli sözleşme ile davadışı bankaya karşı taahhüt ettiği borcundan kurtulmuştur.
22.06.2009 tarihli temliknamenin V.3 maddesi hükmü gereğince, Nilüfer Belediyesinin istihkakları geç ödemesi nedeniyle bankaya karşı Suat Mutafoğullarının sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle, alacaklının muvafakatıyla borcu, Suat Mutafoğullarına devreden davacı da, akdi halef alarak Belediyenin geç ödemesinden dolayı bankaya karşı sorumlu değildir.
İlk Derece Mahkemesince isabetli bir şekilde kabul edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesince de bu konuya ilişkin temyiz itirazları reddedildiği üzere, dava dışı bankanın, Nilüfer Belediyesince yapılan geç ödeme nedeniyle davacıdan tazmin talebinde bulunması mümkün olmadığından bu yöne ilişkin davacının temyiz isteminin reddi yerine yazılı şekilde Bölge Adliye Mahkemesi kararının (1) no.lu bozma gerekçesi doğrultusunda bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyız.