B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İnegöl 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2016 tarihli ve 2016/115 Esas, 2016/411 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İnegöl 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2016 tarihli ve 2016/115 Esas, 2016/411 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 27.11.2017 tarihli ve 2017/22212 Esas, 2017/24756 Karar sayılı kararı ile, ... katılanın telefonunu arayan şahısların kendilerini asayiş şube müdürü ve başsavcı olarak tanıtıp katılanı aldatarak haksız menfaat sağladığı, sanığın bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda; eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1 maddesine eklenen (l) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşup oluşmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi zorunluluğu ... nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2019 tarihli ve 2018/27 Esas, 2019/33 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 8.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçlamayı kesinlikle kabul etmediğine, eksik inceleme neticesinde verilen kararın bozulmasına ilişkindir.
1. Sanığın, kendisini emniyet mensubu olarak tanıtarak sergilediği hileli davranışlar neticesinde, kendisine emaneten bırakılan ve hakkında takipsizlik kararı verilen ...'a ait kredi kartı hesabına katılan tarafından para yatırılmasını sağlamak suretiyle menfaat temin ettiği, bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanığın aşamalardaki inkara yönelik savunmalarına dosya kapsamı karşısında itibar edilmediği anlaşılmıştır.
3. Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında gerekçeleri açıklanarak takdiri indirim ve şartları oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme hükümleri uygulanmamıştır.
1. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli ve 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek inceleme yapılmıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların düzeltilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2019 tarihli ve 2018/27 Esas, 2019/33 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen yukarıda "hukuki süreç" başlığı altında belirtilen bozma ilamından önce sanık hakkında "1 yıl 8 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası"na hükmolunması ve bu hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmaması karşısında, bozma sonrasında sanık hakkında "1 yıl 8 hapis ve 8.200,00 TL adli para cezası"na hükmedilmesi suretiyle sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2019 tarihli ve 2018/27 Esas, 2019/33 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına üçüncü bentten sonra gelmek üzere “bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle 1 yıl 8 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi ve diğer bentlerin de buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2024 tarihinde karar verildi.