Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili 17.07.2013 tarihli dava dilekçesi ile; kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan ... ili Orhangazi ilçesi Yeniköyde bulunan sınırlarını bildirdiği ve 04.10.1965 tarihli ve 1 sıra nolu tapu kaydı kapsamında kalan 1 He 4757 m2 yüzölçümlü taşınmazın yeni bir parsel numarası verilmek sureti ile davacılar adına tescilini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmazın daha evvelden Orhangazi Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.03.1965 tarihli ve 1965/4 Esas, 1965/77 Karar sayılı kararı ile davacıların murisi adına tescil edildiği, 20 yılı aşkın süre ile zilyetliğin, fasılasız nizasız devam edildiği, alınan bilirkişi raporlarında göre de taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile fen bilirkişisi tarafından tanzim edilen 25.07.2014 tarihli rapor ve krokide (A) harfı ile gösterilen 14.757,00 m2 yüzölçümlü tescil harici bırakılan tarla niteliğindeki taşınmazın davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.10.2017 tarihli ve 2016/3567 Esas, 2017/8482 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamında özetle; "... Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması, mahkemece sözkonusu taşınmazın Orhangazi Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.03.1965 tarih ve 1965/4 Esas, 1965/77 Karar sayılı ilamı ile davacıların murisi Mustafa oğlu Muhtar Şahinoğulları adına tesciline karar verildiği, ancak bu yerin tapulama çalışmalarında tespit harici bırakıldığı, davacılar ve murisleri tarafından 20 yılı aşkın süredir zilyet edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmişse de; eksik inceleme ile hüküm kurulduğu,sözkonusu tescil ilamında Orman Yönetimi ve Hazine davanın tarafı olmadığından onlar açısından kesin hükümden bahsedilemeyeceği,bu durumda mahkemece davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile edinme koşullarına bakılması gerektiği, mahkemece bu yönde araştırma yapılmış ise de; hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporunun ekindeki memleket haritası gösterimleri kadastro paftası ile çakıştırılmış halde yakın komşuları da gösterecek şekilde yapılmadığından ve incelendiği belirtilen hava fotoğrafları üzerinde ise gösterim yapılmadığından bilirkişi raporlarını denetlemek mümkün olmadığı, jeolog bilirkişi incelemesi yapılmadığı, Medeni Kanunun 713/4-5. maddesi gereğince ilanlar yapılmadan hüküm kurulduğundan yeniden ineceleme ve araştırma yapmak üzere hükmün bozulmasına" karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabul kısmen reddine, ... ili Orhangazi ilçesi Ortaköy Mahallesi/Köyü sınırları içerisinde tapulama harici bırakılan, 02.07.2019 tarihli fen rapor ve eki krokide (A) harfı ile gösterilen sarı renkle boyalı 12735,31 m2 yüzölçümlü tarla niteliğindeki taşınmazın davacılar adına Orhangazi Sulh Hukuk Mahkemesinin 12.04.1983-28.12.2007-06.04.2006 ve 27.12.2012 tarihli veraset ilamları nazara tapuya kayıt ve tesciline, aynı krokide (B) harfı ile gösterilen mavi renkle boyalı 777,76 m2, (C) harfi ile gösterilen kırmızı renkle boyalı 1227,32 m2 ve (D) harfi ile gösterilen lacivert renkle boyalı 16,85 m2'lik kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalılar Orman İdaresi, Hazine, ... ile ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmının Orhangazi Asliye Hukuk Mahkemesinin 1965/4 Esas, 1965/77 Karar sayılı ilamı kapsamında kaldığından bahisle bu kısma yönelik davanın kabulüne karar verilmişse de eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur. Şöyle ki; dayanak tescil ilamının davacısı, davacıların murisi evvelleri; davalısı ise sadece Yeniköy Belediyesi olup Hazine ve Orman İdaresi davanın tarafı olmadığından sözkonusu tescil ilamı Hazine ve Orman İdaresini bağlamayacak onlar açısından kesin hüküm teşkil etmeyecektir. Bu sebeple dayanak kayıt dava konusu taşınmazı kapsasa dahi davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının araştırılması gerekecektir. Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmının Ortaköy kadastro çalışma alanında kaldığı belirtilmiş olmasına rağmen bu köyde orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı ya da Ortaköy ve Yeniköy Köylerinin daha önce birbirine bağlı köyler olup sonradan ayrılıp ayrılmadıkları hususları araştırılmamış, sadece Yeniköy de yapılan orman kadastro çalışmasına göre taşınmazın konumu saptanmıştır. Diğer yandan bilirkişilerce dava konusu taşınmazınen eski 1958 tarihli memleket haritasında beyaz renkli alanda, 1976 tarihli memleket haritasında ise yeşil renkli çalılık rumuzlu alanda kaldığı belirtilmiş olmasına rağmen bu memleket haritalarının dayanağı hava fotoğrafı incelenmemiştir.

Bu nedenle; İlk Derece Mahkemesince öncelikle, her iki köye ait kadastro paftaları,Yeniköy Köyünde 21.11.1991 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ile Ortaköy Köyünün öncesinde Yeniköy Köyünden ayrılıp ayrılmadığı, Yeniköy köyünde yapılan tahdidinin Ortaköy Köyünde ilân edilip edilmediği, Ortaköy'de orman kadastro yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa dava konusu taşınmazın bulunduğu yere gösterir orman kadastro haritası,çalışma tutanakları ve askı ilanları ile en eski ve dava tarihinden 15-20 yıl öncesine ait memleket haritası ve hava fotoğrafları ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi veya mühendisi, bir ziraat mühendisi,bir jeodezi mühendisi ve tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte her iki köye ait kenarlaştırılmış kadastro paftası ile her iki köye ait orman kadastro haritası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalıdır.
Bu saptamalara göre Ortaköy köyünde gecerli bir orman kadastrosu olmadığı ya da varsa bile orman kadastrosunun kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 20 yılı aşkın zilyetlikle kazanma süresi geçmediği anlaşıldığı takdirde, en eski ve dava tarihinden 15-20 yıl öncesine ait memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı; çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116,4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.

Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanunun 3.7.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (5403 sayılı Kanun) ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.

Yukarda açıklanan nedenlerle davalılar Hazine, Orman İdaresi, ... ve ... Büyükşehir Belediye Başknalığı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden ... ve ... Büyükşehir Belediye Başknalığına ayrı ayrı iadelerine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.