SUÇLAR: Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Nevşehir 1. Ağır Ceza Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/146 Esas, 2016/122 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına;
b) nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve son bentleri, 62 nci, 52 nci maddesi ve 53 üncü uyarınca, 2 yıl 6 ay hapis ve 37.400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği özetle; eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir.

1. Suça konu Kuveyt Türk Banlasına ait, keşidecisi..., keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 30.06.2012, meblağ 18.750,00 TL olan hamiline düzenlenmiş çekin katılan ... tarafından 10.06.2012 tarihinde bankaya ibrazında sahte olduğu anlaşılmıştır.

2. Katılan ......, ...ile ticaret yaptığını,...n ödemeyi dava konusu çekle yaptığını beyan etmiştir.

3. Katılan ..., çeki ...'a ticari ilişki sırasında ödeme amacıyla verdiğini, ... ile ortak olduğunu yağmur sulama malzemesi sattıkları ...'den aldıklarını ifade etmiştir.

4. Sanık ..., çeki patates sattığı...dan aldığını, malzeme ...'a cirolayıp verdiğini kendisine verdiğini savunmuştur.

5. Tanık ..., ... ile ortak açlıştıklarını, damla sulama malzemesi sattıkları sanıktan suça konu çeki aldıklarını, çeki alışveriş yaptıkları ...'a verdiklerini beyan etmiştir.
6....nın tespiti ve savunmasının alınması amacıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan talimatın, adres yetersizliği ve yokluk nedeniyle bila ikmal iade olunduğu, ilgili çekin üzerinde ilk ciranta olarak ismi geçen Erkan Çetinkaya yazısının altındaki 0534 640 8507 numaralı hattın da, Turkcell firması cevabi yazısına göre, Gadir Mamadov isimli ilgisiz üçüncü bir kişiye ait olduğu tespit edilmiştir.

7. Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 28.10.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre; dava konusu çekin külliyen sahte ve aldatıcılık niteliği haiz olduğu anlaşılmıştır.

8. Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin29.09.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre; inceleme konusu çek tamamen sahte, aldatıcılık niteliğini haiz, çekin ön yüzündeki düzenleme yazıları, keşideci imzası ... elinden çıkmadığı, arka yüzdeki ikinci ciranta yerinde Erdal Çamlıbel adına atılı imzanın Erdal Çamlıbel'e ait olduğu kanaatine varılmıştır.

9. Mahkeme tarafından; şikâyetçi, katılan ve tanığın beyanları, sanığın savunması, bilirkişi raporu, suça konu belgenin duruşmada incelenerek aldatıcılık niteliği taşıdığı yönünde yapılan gözlem ve tüm dosya kapsamına göre, çekin arkasında ilk ciranta olarak ismi yazılı olan Erkan Çetinkaya isimli şahsın, hayali bir şahıs olduğu kanaatine ulaşılmış, ikinci ciranta sanık ...'in, katılan ... tarafından dosya arasına sunulmuş fatura suretinden de anlaşılacağı üzere, satın almış olduğu yağmurlama sistemine karşılık olarak, bir şekilde sahte olarak oluşturulmuş suça konu çeki teslim ederek, bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli dolandırıcık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği kabul ederek temyize konu mahkûmiyet kararları verilmiştir.

1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçların sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak,

3. Sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden; 5237 sayılı TCK'nın 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde, adli para cezası belirlenirken, tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca, 20-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması suretiyle tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurularak fazla ceza tayini hukuka aykırı ise de bu hususun Yargıtayca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

1. Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (1-2) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,

2. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünün (1-3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin "5 gün", "4 gün", "80 TL", "37.400 TL" ibarelerinin ve 4. paragrafın tamamen hükümden çıkarılarak yerlerine sırasıyla "1875 gün", "1562 gün", "31.240 TL", "31.240 TL" yazılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün Tebliğname'ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.02.2024 tarihinde karar verildi.