DAVALILAR: 1. ... vekilleri Avukat ...
2. ... vekili Avukat ...
3. ... vekili Avukat ...
4. ... vekili Avukat ...
5. ...
6. ...
7. ... vekili Avukat ...
8. ... vekili Avukat ...
9. ...
10. ...
11. ... vekili Avukat ...
12. ... vekili Avukat ...
13. ... vekili Avukat ...
14. ...
15. ...
16. ...
17. ...
18. ... vekili Avukat ...
19. ... vekili Avukat ...

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ile davalılardan ..., ..., ...,...tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ile davalılardan ... ve ...'ın istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, davalılardan ... ile ...'nin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm tesisi ile bir kısım davalılar yönünden davanın kabulü, bir kısım davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ..., ..., ... ve... vekili tarafından adli yardımlı olarak, davalı ... vekili, davalı ... vekili, katılma yoluyla davalı ... ...ekili ile davacı vekili tarafından temyiz harçları yatırılmak suretiyle temyiz edilmiştir.

Adli yardım, temyiz yoluna başvuru sırasında talep edilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir.

Adli yardım, 6100 sayılı Kanun’un 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre gerçek kişiler ile kamuya yararlı dernek ve vakıfların yararlanabileceği adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır.

Bu açıklamalar ışığında adli yardım talebinde bulunan davalı ..., ..., ... ve... vekilinin adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ..., ..., ... ve... vekili, katılma yoluyla temyiz eden davalı ... ...ekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polis memuru ......'ün 24.01.2001 tarihinde Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan’ın makam ve koruma aracına yapılan silahlı saldırı sonucu hayatını kaybettiğini, müteveffa polis memuru ......’ün hak sahipleri tarafından ... aleyhine Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi nezdinde dava açtıklarını, yapılan yargılama neticesinde icra yoluyla hak sahiplerine davacı idarenin 214.469,11 TL ve 28.336,65 TL ödeme yaptığını, müteveffa polis memurunun ölümünde davalıların kusurlarının bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 242.805,76 TL’nin 01.12.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde; rücuen tazminat alacağına konu eylemler nedeni ile suçlanmadığını, ceza dava dosyalarının incelenmesi neticesinde açılan işbu davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunun anlaşılacağını belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde; açılan tazminat davası ile ilgili hiçbir hukuki delil bulunmadığını, ceza yargılamasındaki savunmalarında da bu hususu bildirdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde; davayla bir ilgisinin olmadığını, haksız yere suçlandığını, iddianın somut delillere dayanmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde; kendisinden rücuen tazminat istendiğini, aynı olayla ilgili başka hukuk davaları da olduğunu, ancak olayla ilgisi olmadığı için o davaların lehine sonuçlandığını, o dosyaların incelenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde; davaya konu olay ile ilişkisi olmadığını, suçlamaların mesnedi bulunmadığını, ceza dosyasında yargılamasının devam ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı idarenin kendisine hiçbir hukuki delil isnat edemediğini, ceza yargılaması sırasında da suçsuz olduğunu savunduğunu, davanın hukuki temeli olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde; ağır ceza mahkemesi dosyasında ceza aldığının doğru olduğunu, ancak ceza aldığı hususun davaya konu olay ile ilgili olmadığını, ceza dosyasında davaya konu olay nedeniyle yargılanmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde; tazminat davasına konu olay ile ilgisinin bulunmadığını, ağır ceza mahkemesi dosyasında davaya dayanak terör eyleminden yargılanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,...ve ... hakkında verilen mahkumiyet kararları ile davaya konu eyleme katıldıklarının sübut bulduğu, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ...,... ve... yönünden Hizbullah Terör Örgütü ile irtibatları nedeni ile çeşitli suçlardan kamu davası açılmış ise de, davalılar hakkında ilgili tüm ceza dosyaları celp edilerek incelendiğinde, davalıların 24.01.2001 tarihli Diyarbakır İl Emniyet Müdürü Gaffar Okkan ile polis memurlarının şehit edilmesi ve yaralanması eylemine katılmadıklarının sabit olduğu, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan dava dışı ......'ün görevi esnasında, 24.01.2001 tarihinde emniyet müdürü Gaffar Okkan'ın makam ve koruma aracına teröristler tarafından yapılan silahlı ve bombalı saldırı sonucu hayatını kaybettiği ve mirasçılarının ... aleyhine Diyarbakır 1. İdare Mahkemesine açmış olduğu davada 2001/1489 esas ve 2005/680 karar sayılı ilam ile tazminata hükmedildiği, anılan ilamın Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2005/4254 esas ve 2005/4255 esas dosyaları ile takibe konulması sonrası davacı ... tarafından 01.12.2005 tarihinde ayrı ayrı 214.469,11 TL ve 28.336,65 TL olmak üzere toplam 242.805,76 TL ödeme yapıldığı, bilirkişi raporunda her ne kadar tüm davalılar için ayrı ayrı sorumlu olacakları miktar belirlenmiş ise de, bir kısım davalıların davaya konu eyleme katılmamış olmaları nedeniyle belirlenen miktardan sorumlu olmayacakları ve davaya konu eyleme katıldıkları sabit olan davalıların ise, gerçekleştirilen haksız eylemin niteliği gereği, davacı idare tarafından ödenen toplam tutardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları gerekçesiyle, davalılar ..., ..., İbrahim Görceğiz, ..., ..., ..., ..., ... ve...yönünden açılan davanın kabulü ile 242.805,76 TL’nin ödeme tarihi olan 01.12.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen adı geçen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ...,... ve... yönünden açılan davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ile davalılar ..., ...,...ve ... tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı istinaf dilekçesinde; kararın hukuka aykırı olduğunu, bir kısım davalılar hakkında verilen ret kararının yeterince araştırma yapılmadan eksik inceleme ile verildiğini, tüm davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ... istinaf dilekçesinde; hakkında hüküm verilmiş olan Diyarbakır (Kapatılan) 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/76 Esas, 2007/169 Karar sayılı dosyasında 15.03.2019 tarihinde verilen ek karar ile yargılanmanın yenilenmesi kararı verildiğini, karar ile birlikte infazın da durdurulduğunu, bu nedenle ceza dosyası kararı dayanak gösterilerek hükmedilen tazminat kararının eksik inceleme neticesinde verildiğini, yargılamanın yenilenmesi kararı sonrasında dosyanın halen derdest olduğunu, işbu dosya açısından bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ..... istinaf dilekçesinde; asıl davaya ve birleşen dosyalara dayanak olarak gösterilen ceza dosyalarında yargılanan davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... açısından yeniden yargılama kararları verildiğini, yargılamaların devam ettiğini, kendisinin de aynı fiil kapsamında yargılanıp hüküm giydiğini, yapılacak yeniden yargılama sunucunda davaya konu eylemden dolayı diğer davalıların ve ve kendisinin aklanma ihtimalinin yüksek olduğunu, bu hususun dikkate alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ... ve ... istinaf dilekçelerinde; kararı vekâlet ücreti yönünden istinaf ettiğini, mahkemece hakkında açılmış bulunan davanın reddine karar verildiğini, ancak davanın esastan reddi nedeniyle lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kendisini vekille temsil ettiren her davalı için ayrı ayrı nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile haklarında ret kararı verilen davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,... ve... hakkında davaya konu haksız eylem dışındaki başkaca eylemler ve suçlar nedeniyle mahkûmiyet kararları verilmiş ise de; adı geçen davalıların polis memuru ......’ün yaşamını yitirmesi ile sonuçlanan Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan suikastine katıldıklarına ilişkin bir iddia, delil ve mahkûmiyet kararı bulunmadığından ve davacı idare tarafından eldeki hukuk yargılamasında bu hususta başkaca delil ibraz edilmediği de anlaşıldığından, iddianın ispatlanamamış olması nedeniyle davanın adı geçen bu davalılar yönünden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, ret sebebi ortak olan davalılar yönünden tek ve maktu vekâlet ücreti verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davalı ..... tarafından ceza yargılamasının yenilenmesi istenmediği gibi davalı ... yönünden ise, yerel mahkemenin kabul kararına esas alınan mahkumiyet hükmü ile ilgili yeniden yargılamaya başlanılmış ise de, yargılamanın iadesi isteminin kabul edilmiş olmasının 818 sayılı Yasa'nın 53 üncü maddesi ve yargısal içtihatlar karşısında ceza dosyasının bekletici mesele yapılması için yeterli bulunmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 375 inci maddesinin 1/ğ bendi de gözetildiğinde, yerel mahkemece yargılamanın yenilenmesi istemi kabul edilen ceza dosyasının sonucu beklenilmeksizin mahkumiyet hükmü esas alınarak adı geçen davalılar hakkında kabul kararı verilmesinde isabetsizlik olmadığı, eldeki davanın rücuen tazminat davası olup, ilk derece mahkemesi tarafından takdir edilen zararın tamamı yönünden müştereken ve müteselsilen sorumluluğa karar verilmesinin hatalı olduğu, aleyhine hüküm kurulan davalılardan kararı istinaf eden davalı ... ile...dışındaki davalılar (..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...) yönünden davacı idare lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu nedenle davalı ... ve ...nin ayrı ayrı 26.978,42’şer TL’den, aleyhine hüküm kurulan ve kararı istinaf etmeyen diğer davalıların tazminatın tümünden sorumlu oldukları gözetilerek hüküm tesisi gerektiği gerekçesiyle, davacı idare ile davalılar ... ve ...'ın istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 inci maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, davalılar...ve ...'in istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 nci maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesisine ve davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve...yönünden açılan davanın kabulü ile 242.805,76 TL'nin ödeme tarihi olan 01.12.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılar ... ve ...'nin sorumluluğu ayrı ayrı 26.978,42’şer TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen adı geçen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ...,... ve... yönünden açılan davanın ayrı ayrı reddine karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ..., ..., ... ve... vekili, katılma yoluyla davalı ... ...ekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, bir kısım davalılar yönünden ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, müştereken ve müteselsilen sorumluluğa gidilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücreti yönünden temyiz ettiğini, hakkında ret kararı verildiğini, maktu değil nisbi ve her bir reddedilen avalı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hakkında hüküm verilmiş olan Diyarbakır (Kapatılan) 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/76 Esas, 2007/169 Karar sayılı dosyasında 15/03/2019 tarihinde verilen ek karar ile yargılanmanın yenilenmesi kararı verildiğini, karar ile birlikte infazın da durdurulduğunu, bu nedenle ceza dosyası kararı dayanak gösterilerek hükmedilen tazminat kararının eksik inceleme neticesinde verildiğini, yargılamanın yenilenmesi kararı sonrasında dosyanın halen derdest olduğunu, iş bu dosya açısından bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.

Davalı ..., ..., ... ve... vekilinin temyiz dilekçesinde; davanın dayanağı olan ceza davasında yargılamanın yenilenmesine karar verildiğini, bu durumun dikkate alınması gerektiğini, dosyanın derdest olduğunu belirterek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.

Davalı ..... katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; yargılamanın yenilenmesinin dikkate alınması gerektiğini, yeniden yapılacak yargılama sonucunda davalıların aklanma ihtimallerinin yüksek olduğunu, bu nedenle tazminatla sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.

24.01.2001 tarihinde dava dışı polis memurunun ölümü nedeniyle davacı idarenin hak sahiplerine ödediği tazminatın davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 73 üncü maddesi.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ..., ..., ... ve... vekili, davalı ... ...ekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ile davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ..., ..., ... ve... vekili ve davalı ... ...ekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve...'ya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.