Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karakoçan Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/203 Esas, 2016/98 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 208 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca erteli 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz talebi, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz talebi, ceza miktarının az olduğuna ilişkindir.

1. Sanığın katılana ait iş yerini 90.000,00 TL ye devralıp 20.000,00 TL nakit ve 70.000,00 TL meblağlı bono verdiği, sonrasında katılana 20.000,00 TL daha ödediği, katılan tarafından kalan para için 50.000,00 TL lik yeni bir senet düzenlenmesi amacıyla 70.000,00 TL lik senedin sanığa tanık ..... tarafından götürüldüğü, sanığın düzenlenen 50.000,00 TL lik senedi ve 70.000,00 TL' lik senedi alarak yırtıp çöpe attığı anlaşılmıştır.

2. Sanık bonoyu yırttığını ancak borcunu ödemiş olduğunu, senetlerin hükmü kalmadığını beyan etmiştir.

3. Dosya kapsamında dinlenen tanıklar sanığın senedi yırttığını beyan etmişlerdir.

4. Mahkeme sanığın atılı suçu işlediği kabulü ile mahkûmiyetine karar vermiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karakoçan Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/203 Esas, 2016/98 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.02.2024 tarihinde karar verildi.