Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda mahkumiyetine dair Muş 2.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 26.09.2008 gün ve 2008/59 Esas, 2008/321 Karar sayılı hükmün sanık tarafından 17.11.2008 havale tarihli dilekçesiyle temyizi üzerine mahkemece verilen 24.11.2008 gün ve aynı sayılı "temyizin süre yönünden reddine" ilişkin "ek kararın" süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının red kararının kaldırılarak hükmün onanmasını isteyen 13.03.2011 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle sanığın yokluğundan tefhim olunan ve 06.11.2008 tarihinde bizzat tebliğ edilen 26.09.2008 günlü gerekçeli karara yönelik temyiz talebi 17.11.2008 havale tarihli dilekçesi ile gelmiş ve bu istem mahkemenin 24.11.2008 günlü "ek kararı" ile "süre yönünden" reddedilmiş ve anılan red kararı da yasal süresi içinde temyiz edilmiş bulunmakla;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6.maddeleri uyarınca; hüküm ve kararlarda; başvurulacak kanun yolu, başvuru yapılacak mercii, başvuru şekli ve süresi ve "bu sürenin ne zaman başlayacağının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde" gösterilmesi gerektiği cihetle; ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 09.02.2010 gün ve 2010/6-26 ve 18 sayılı kararında açıklandığı üzere; hükümde temyiz süresinin başlangıcının "...tefhim ve tebliğden itibaren..." denilmek suretiyle sanığı yanıltıcı biçimde gösterilmiş olması nedeniyle, 26.09.2008 günlü karara yönelik 17.11.2008 havale tarihli temyizinin yasal süresi içinde olduğu kabul edilerek ve mahkemenin "temyizin süreden reddine" ilişkin 24.11.2008 tarihli "ek kararı" kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın suçun unsurlarının oluşmadığına, delil takdirinde hata bulunduğuna, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesinin doğru olmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 13.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.