İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına davanınreddine
Taraflar arasındaki dava kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin olup yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili, davalı Hazine tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile kararın kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
İstanbul ili ... ilçesi ... ... Mahallesi 152 ada 8 parsel, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılarak, kullanıcısı tespit edilmemiştir. İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/212 Esas dosyasında ... lehine 8 parsel sayılı taşınmaz için zilyetlik şerhi verilmesine karar verildiği, hükmün temyiz kanun yoluna başvurulmadan 16.10.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... ... Mahallesi ... Sok. üzerinde kain olup, 152 ada 8 parselde kayıtlı 2/B vasıflı taşınmaza zilyet olduklarını, 2010 yılında yapılan çalışmalarda kullanıcı hanesinin sehven boş bırakıldığını, davacıların taşınmazın zilyetliğini 15.09.1991 tarihinde ... ve ... ... şahitliğinde kök zilyet ... 'ndan senetle ve fiilen teslimle devraldığını, davacıların 28 özel parselin zilyedi olup, emlak vergilerinin ödendiğini beyanla 152 ada 8 parselin tespitinin iptali ile beyanlar hanesine davacıların zilyet olduğuna dair şerh verilmesini istemiştir.
Davacılar vekili birleşen 2019/86 Esas sayılı dava dosyasının dava dilekçesinde özetle; 152 ada 8 parsel sayılı taşınmazın davalı ... lehine düşülen zilyetlik şerhinin iptalini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacıların taşınmazı 15.09.1991 tarihinde senetle satın aldığı, özel parselasyon planında 28 numarasıyla gösterilen taşınmaz olduğu, davalı lehine verilen şerhin doğru olmadığının tanıklar tarafından bildirildiği gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne, dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... ... Mahallesi ...Sok, 152 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tapuda kaydının beyanlar hanesine "taşınmaz ... ile ... zilyetliği altındadır" şerhinin konulmasına, fazla talebin reddine, birleşen davanın kabulü ile dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... ... Mahallesi ... Sokak 152 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tapuda kaydının beyanlar hanesinde bulunan "1999 tarihinden bu yana ... oğlu ...'ın zilyetliği altındadır." şeklinde konulan şerhin iptaline ve tapu kaydından terkinine karar verilmiştir. Davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf taleblerinin esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun dava konusu parselin kullanılmadığı boş olduğu gerekçesi ile kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş olup, davacılar vekili tarafından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.