Taraflar arasındaki hastalık sigortasından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin VF Ege Giyim Sanayi ve Tic. AŞ'de işçi olarak çalışmakta iken işvereni tarafından kendisi lehine davalı ... ile 09.12.2015 başlangıç, 09.12.2016 bitiş tarihli grup yıllık yaşam sigortası yapıldığını, müvekkilinin 22.06.2016 tarihinde ...Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesinden ömür boyu geçerli Engelli Sağlık Kurulu Raporu ile %42 engel oranına sahip olduğunun tespit edildiğini, davalı sigortaya yapılan başvurunun engellilik oranın %60'ın altında olması sebebiyle reddedildiğini, müvekkilinin 10 yıldır yaşam sigortası lehtarı olduğunu, davalının daha önce işçilerin bir kısmının %40 engelli raporuna istinaden ödeme yaptığını, ancak sonrasında daha fazla tazminat ödememek için %60'ın altındaki talepleri reddettiğini, sigorta sözleşmesinde maluliyet oranına ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, sigorta sözleşmesinde yazmayan %60 oran gerekçe gösterilerek ödeme yapılmamasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 5.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 58.216,46 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, sigorta sözleşmesine ek olarak düzenlenen ek protokol gereğince %60 ve daha fazla maluliyet oranının sağlık kurulundan alınacak rapor ile sabit olduğu takdirde sigortalının malul sayılacağını, davacının maluliyetinin %60'ın altında olması nedeniyle tazminat hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tamamen hukuka uygun olan ve butlan veya iptal edilebilirlik yaptırımına tabi tutulması mümkün görünmeyen 09.12.2015 tarihli "Grup Hayat Sigorta Sözleşmesi"nin eki mahiyetindeki "Ek Protokol" uyarınca davacının maluliyet nedeniyle tazminat alabilmesi için maluliyetinin en az %60 olması gerektiği, dosya kapsamındaki ...Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nce tanzim edilen 20.07.2018 tarihli "Sağlık Kurulu Raporu" uyarınca davacıdaki özür oranının %42 olduğu, davacıda "Ek Protokol" uyarınca tazminat ödenmek için aranan ilgili maluliyet oranının var olmaması nedeniyle davacı açısından sigorta sözleşmesinde yer alan rizikonun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; sigorta sözleşmesi içeriğinde hastalık sonucu maluliyete ilişkin herhangi bir oran bulunmadığını, sigortalının geçerli sayılan hastanelerden alınan sağlık kurulu raporunun yeterli olduğunu, davalı tarafından sunulan ek protokolün üzerinde herhangi bir tarih olmadığını, ek protokolün sözleşme ile aynı gün imzalandığının ispat edilmesi gerektiğini, aynı gün imzalandığı iddia edilen ek protokolün, sözleşmeye madde şeklinde konulmamasının da şüphe uyandırdığını, davalı tarafından daha önce %60'ın altındaki maluliyetler için ödeme yaptığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1425 inci maddesine göre ek protokolün geçersiz olduğunu, ayrıca davalının aydınlatma yükümlülüğünün de ihlal ettiğini, ek protokolün geçerli olduğu kabul edilse dahi davalının aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, müvekkilinin ek protokolden haberdar olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının lehdarı olduğu dava konusu sigorta poliçesinin sigorta ettireni olan dava dışı VF Ege Giyim Sanayi A.Ş. ile davalı arasında sigorta poliçesine ek olarak yapılan "Ek Protokol" ile sigorta tazminatının %60 ve üzeri olan maluliyet oranlarında ödeneceğinin kararlaştırılmış bulunmasına göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, davalı ile davacının iş vereni arasında imzalanan Grup Hayat Sigorta Sözleşmesi gereğince davacının hastalık nedeniyle maluliyet tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun(6102 sayılı Kanun) 1515 inci maddesi.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında davalı şirketin ticaret unvanının yanlış yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiş ve bu nedenle bozma nedeni yapılmamıştır.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
Dosya kapsamından, davaya konu grup hayat sigortası poliçesinde maluliyet bakımından herhangi bir oran sınırlaması bulunmadığı, ek protokolde ise % 60 ve üzeri maluliyetin teminat kapsamında olduğunun belirtildiği, ek protokolde tarih bulunmadığı gibi poliçe ekleri kısmında da ek protokolden söz edilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece, ek protokolün düzenlenme tarihi araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.