İstinaf başvurusunun esastan reddine
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünülmüştür:
A. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2022 tarihli ve 2019/255 Esas, 2022/35 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi ile 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 3. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 4. Lehe hükümler ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, 5. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 6. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna, 7. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, 8. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Sanığın, uyuşturucu madde sattığı yönünde istihbari bilgiler alınması üzerine görevlilerce başlatılan fiziki takipte, hakkında uyuşturucu madde kullanma suçundan ayırma kararı verilen tanık ...'ın, sanığa ait ikamete girerek kısa bir süre sonra çıktığı, araca binerek hareket etmesi üzerine takibe alınıp durdurulduğu, tanık Murat'ın elindeki paket içerisinde bulunan uyuşturucu maddeyi yere attığı, görevlilerce sorulduğunda, uyuşturucu maddeyi sanık ...'tan satın aldığını beyan etmesi üzerine, Cumhuriyet savcısının gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle verdiği yazılı arama kararına dayanılarak sanığın ikametinde yapılan aramada, suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği anlaşılan olayda, dosya içerisinde bulunan, Cumhuriyet savcısı tarafından verilmiş yazılı arama emrinde zorunlu unsurlar olan arama yapılacak saatler ile yazılı talimatı veren Cumhuriyet savcısının isim ve sicil numarasının bulunmaması karşısında, yukarıda bahsi geçen olaya ilişkin olarak bir adli arama kararı veya yazılı arama emri olup olmadığının araştırılması, varsa aslı veya onaylı örneğinin getirtilmesi, bir arama kararı veya Cumhuriyet savcısı tarafından verilmiş zorunlu unsurları taşıyan yazılı arama emriyle yapılan
aramanın hukuka uygun olduğu ve delillerin hükme esas alınabileceği hususu dikkate alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2022/485 Esas, 2022/426 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2024 tarihinde karar verildi.