Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu; davacıların istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 08.12.2017 tarihinde davacı ...'in sevk ve idaresindeki diğer davacı ...'nın yolcu konumunda bulunduğu motosiklet ile davalı ...'un kullandığı otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkili davacıların yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'un kusurlu olduğunu, müvekkili davacıların kaza sonrasında hastanede yoğun bakımda yattıklarını, bu süreç içerisinde ailelerine bakamadıklarını, otomobilin davalı ... nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilleri davacıların çalışma güçlerini kaybettiklerini, sakat kaldıklarını, büyük üzüntü ve acı çektiklerini belirterek davalarının kabulü ile davacı ... için 1.000,00 TL ... için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, davacı ... için 20.000,00 TL ve ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkiline sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, kusur tespitinin Adli Tıp Kurulu (ATK) tarafından yapılması gerektiğini, kaza nedeniyle davacının maluliyet durumunun ATK tarafından belirlenmesi gerektiğini, zarar miktarının aktüerler siciline kayıtlı bir bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenerek ödeme yapılaması halinde tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davacının müterafik kusurunun tespiti halinde tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkili davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaza nedeniyle tarafların kusur oranlarının ve maluliyet oranının tespiti yönünden ATK'dan rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacı ... ve davacı ...’in davalılar Allianz Sigorta A.Ş ve ... aleyhine açtığı maddi tazminat davasının reddine, davacı ...’nın ve davacı ...'in davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; davacı ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 08.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ...’in davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, davacı ... için 2.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 08.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Anılan karara karşı davacılar vekili ile ... vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, hükme esas alınan kusur raporu ve oranları olayın gerçekleşme biçimi ile uyumlu olduğu, kalıcı maluliyetinin bulunmadığı, davacıların haksız fiilin gerçekleştiği tarihte 18 yaşını ikmal etmedikleri ve dosya kapsamına göre kaza olduğu tarihte gelir getirici bir işte çalıştıklarına dair bir iddia ve ispat olmadığından geçici işgöremezlik tazminatına hak kazanmadıkları gerekçeleri ile davalı ...'un istinaf başvurusunun reddine, davacılar vekilinin manevi tazminatın az olduğuna yönelik istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.