Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği, verilen cezanın ertelenmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, re'sen gözetilecek nedenlerle hukuka aykırı hükmün bozulmasına ilişkindir.

2.Sanığın temyiz isteği, haksız ve usulsüz kararın bozulmasına ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, ... ... blokta bulunan isimsiz depoda kaçak akaryakıt bulunduğu bilgisinin alınması üzerine, Mahkemeden alınan arama kararına istinaden sanığa ait depoda yapılan aramada, 1000'er litrelik 4 adet plastik galon ve 60'ar litrelik 67 adet plastik bidon içerisinde toplam 8000 litre gümrük kaçağı motorin ele geçirildiği, ele geçen motorinin ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık 24.04.2014 tarihinde esas mahkemesinde alınan savunmasında, suça konu akaryakıtı satmak için aldığını beyan etmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Mahkeme kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanık hakkındaki hükmün adlî para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bendinde taksit aralığı belirtilmeyerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı davranılması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hükmün adlî para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bendinde yer alan "10 eşit" ifadesinden önce gelmek üzere "birer ay ara ile" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.05.2024 tarihinde karar verildi.