İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2020 tarihli ve 2020/594 Esas, 2020/650 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-e, 35/2, 29/1,31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 01.06.2022 tarihli ve 2021/279 Esas, 2022/1094 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz sebepleri özetle; öldürme kastı olmadığından bahisle suç vasfına, haksız tahrik indiriminin üst sınırdan uygulanması gerektiğine ve suça sürüklenen çocuğun eyleminin meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması kapsamında kaldığına ilişkindir.

1.Katılan ...'in olay tarihinde arkadaşları ile birlikte Acıbadem Hastanesi karşısında bulunan mezarlığın duvarında oturdukları, bu sırada 7-8 kişilik kalabalık bir öğrenci grubu arasında tartışma ve küfürlü konuşmalar geçtiği, katılan ...'in yanında bulunan bayan arkadaşları nedeniyle şahısları uyarmak ve kavgayı aralamak için yanlarına gittiği, suça sürüklenen çocuk ... ile bu sebepten aralarında tartışma ve itişme olduğu, karşılıklı tartışma sırasında taraflar arasında hakaret içerikli sözler söylendiği, katılan ...'in tepki olarak suça sürüklenen çocuk ...'a yumrukla vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, bunun üzerine suça sürüklenen çocuk ...'ın ele geçirilemeyen bir bıçağı cebinden çıkartarak katılan ...'i öldürücü bölgelerinden bıçakladığı ve olay yerinden kaçtığı, katılanın boyun, göğüs ve kolundan yaralandığı, göğüs bölgesindeki yaralanmasının yaşamını tehlikeye soktuğu ve akciğer yaralanmasına sebep olduğu, diğer yaralanmalarının ise yaşamını tehlikeye sokmadığı ancak basit tibbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, katılan ...'in boyun arkasında sol tarafta derin kesinin olduğu, tanık Fethi Deniz'in soruşturma aşamasında alınan beyanında suça sürüklenen çocuk ...'ın cebinden bıçak çıkararak ani hareketle katılan ...'in ense bölgesine hedef gözeterek bıçağı salladığını beyan ettiği, yine diğer tanıklar Habibe Lale ve Furkan Nuri'nin de soruşturma aşamasında alınan beyanlarında suça sürüklenen çocuk ...'ın cebinden çıkardığı bıçağı katılan ...'in boynuna soktuğunu beyan ettikleri, olay nedeniyle suça sürüklenen çocuğun katılan ...'in hayati tehlike oluşacak şekilde yaralanmasına neden olması, öldürmeye elverişli bıçak ile birden fazla darbe vurması, katılan ...'in yaralandığı bölgeler dolayısıyla hedef alınan vücut bölgesi nazara alındığında suça sürüklenen çocuk ...'ın olayda öldürme kastı ile hareket ettiği anlaşılmıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut da dikkate alınarak suça sürüklenen çocuk hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmasının ve belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının da oluşmadığı, katılanla suça sürüklenen çocuk arasında tartışma olduğu, olay anında katılan tarafından suça sürüklenen çocuğa yumruk atıldıktan sonra aralarındaki kavganın büyüdüğü, suça sürüklenen çocuğun yanında getirdiği bıçak ile katılanın hayati bölgelerini hedef alarak birçok defa bıçakladığı, elindeki bıçakla katılanın hayati bölgelerini hedef almadan yaralama kastı ile hareket etmesi mümkün iken bunu yapmadığı ve bıçağı doğrudan katılanın Esas No: 2022/15601

hayati bölgelerini hedef alarak kullanması, olayda kullanılan bıçağın öldürmeye elverişli olması, yaralanmanın niteliği, suça sürüklenen çocuğun bıçağı bir kez vurup eylemini sonlandırma imkanı varken ısrarla bir çok kez bıçak saplaması ve eylem sonucunda katılanın hayati tehlike geçirmesi nedeniyle ortaya çıkan kastının yaralama niteliğinde olmadığı dikkate alındığında suç vasfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 01.06.2022 tarihli ve 2021/279 Esas, 2022/1094 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.05.2024 tarihinde karar verildi.