Mahkumiyet

Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.06.2020 tarihli, 2017/369 Esas ve 2020/172 sayılı Kararı ile sanık hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kasten öldürme, 6136 sayılı Yasa'ya muhalefet suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi, 82 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi, 3713 sayılı Yasa'nın 3, 5/1, TCK'nın 53/1-2-3,58 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 6136 sayılı yasanın 13 ncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Yasa'nın 5 inci maddesinin 1 inci fıkrası, TCK'nın 53,58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına ve mahsuba karar verilmiştir.

2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 12.11.2020 tarihli ve 2020/1178 Esas, 2020/1061 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.02.2021 tarihli hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Sanığın atılı suçu işlediğine dair iddialar gizli tanığın atfı cürümden öteye geçmeyen çelişkili beyanları, müvekkilin evinde elde edilen ve daha sonra yapılan kriminal incelemede üzerinde antimon maddesi tespit edilen yeşil kadın pardösüsü ve müvekkilin annesine ait krem rengi bir hırkada DNA kalıntılarının tespit edilmiş olmasından yola çıkarak suça konu eylemi işlediğinin kabulünün hukuka aykırı oladuğuna,

2. Kararın yeterli gerekçeyi ihtiva etmediğine,

3. Temyiz dilekçesinde belirtilen temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın üzerine atılı Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, kasten öldürme, 6136 sayılı Yasa'ya muhalefet suçlarını işlediği kabulü ile mahkumiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

A. Sanık Hakkında 6136 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadıkları dikkate alındığında, sanık müdafinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma ve Kasten öldürme suçlarından kurulan hükümler yönünden
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre,
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Duruşmada sanığın tercüman vasıtasıyla dinlendiği, sanık için atanan tercüman ücretinin yargılama gideri olarak sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, kanuna aykırı bulunmuştur.
.

A. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçlarından kurulan hüküm yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sanık hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma ve Kasten öldürme suçlarından kurulan hükümler yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 12.11.2020 tarihli ve 2020/1178 Esas, 2020/1061 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereği hüküm ilgili fıkrasındaki "150,00 TL tercüman gideri olmak üzere toplam 2.727,43 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "toplam 2.577.43 TL" yazılması suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2024 tarihinde karar verildi.