Mahkumiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2015 tarihli iddianamesi sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.

2.Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2017 tarihli kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmiştir.

3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 04.05.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz istemi; objektif olarak karar verilmediğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, aynı suçtan dolayı cezalandırıldığına, olay yerinin otel odası olması ve kapının kilitlenememesi nedeniyle suçun oluşamayacağına, mahkumiyete yeterli delil olmadığına, teşdid uygulanmasının yanlış olduğuna yöneliktir.

1.Dava konusu olay; sanığın suç tarihinde kız arkadaşı olan katılanı darp edip odadan çıkmasını engellemek suretiyle hürriyetinden yoksun bıraktığı iddiasına ilişkindir.

2. Katılanın alınan doktor raporunda, basit tıbbî müdahale ile iyileşemeyecek şekilde yaralandığı belirlenmiştir.

3. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1452 E. Sayılı dosyasında yargılama yapılmış ve yapılan yargılama sonucunda sanığın aldığı 10 aylık hapis cezasının açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği tespit edilmiştir.

A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;

Sanığın üzerine atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;

İlk derece Mahkemesince verilen hükümde hukuka aykırılık bulunarak sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.

Sanık hakkında kasten yaralama suçundan Ankara 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1452 E. Sayılı dosyasında yargılama yapılmış ve yapılan yargılama sonucunda sanığın aldığı 10 aylık hapis cezasının açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği tespit edilmekle, kasten yaralama suçunun hürriyeti yoksun kılma suçunun unsuru olması nedeniyle bu durumun hükmün açıklanması sırasında dikkate alınması gerektiği mümkün görülmüştür.

Olay günü, sanık ile katılan arasında tartışma yaşandığı, sanığın telefonda ailesiyle de tartışma yaşaması sonrasında katılanın telefonuna baktığı ve katılanı darp etmeye başladığı, bu sırada kaldıkları otel odasından çıkmaya çalışan katılanı bırakmayarak darp etmeye devam ettiği olayda, sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu yönündeki Bölge Adliye Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 04.05.2018 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 2.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2024 tarihinde karar verildi.