Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Erdek Cumhuriyet Başsavcılığının 16.06.2015 tarihli ve 2015/286 Esas No.lu iddianamesiyle sanığın, şikâyetçinin rızası dışında evine girmesi nedeniyle konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1-4,43/1,53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.Erdek Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2015/367 Esas, 2016/630 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan beraat kararı verilmiştir.

O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, ... ... tanık olarak dinlenmeden karar verildiğine ilişkindir.

1. Şikâyetçinin soruşturma aşamasındaki ilk ifadesinde, kimseye anahtar vermediğini beyan ederken son ifadesinde ise anahtarı sanığın eski eşi olan ... ... kargoyla gönderdiğini beyan ettiği ancak nüfus kayıt örneğine göre şikâyetçinin bu ifadesinden çok daha sonra 02.03.2016 tarihinde boşandıkları, şikâyetçinin soruşturma aşamasındaki beyanlarının kendi içerisinde çelişkili olduğu, sanığın sadece bir kez şikâyetçinin konutuna girdiğine, eve bakıp çıktığına ve bir daha da girmediğine ayrıca anahtarı da şikâyetçinin kendisinin eve bakmaları için gönderdiğine ilişkin savunmasının aksini kanıtlar, mahkûmiyetine yeterli şikâyetçinin aşamalardaki soyut ve çelişkili beyanları dışında delil bulunmadığı, bu haliyle sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının da oluşmadığı tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.

2.Sanık üzerine atılı suçlamayı tevilli ikrar etmiştir.

Şikâyetçinin, yaz aylarında kullandığı evinin camının açık kaldığı tereddütü ile güvenlik amaçlı kontrol etmesi için anahtarını yeğeni ve aynı zamanda olay tarihinde sanığın eşi olan ...'a gönderdiği, anahtarın sanık tarafından ...'ın iradesi dışında temin edilip, ev sahibinin gönderme amacı ve sınırı dışına çıkılarak kadın arkadaşı ... ve tanık ... ile birlikte zaman zaman eve girilerek alkol alındığı, evin banyo ve yatak odasının kullanıldığı, yine tanık ...'ın anlatımına göre saat 23.00 sıralarında sanığın inceleme dışı ... ile birlikte evde kalmaya devam ettiği şeklindeki deliller karşısında, gece vakti birden fazla kişi ile birlikte konut dokunulmazlığının ihlâli suçu oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erdek Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2016 tarihli ve 2015/367 Esas, 2016/630 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin yerinde görüldüğünden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.