Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile dava dışı... Gıda İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında 12.01.2011 tarihinde akdedilen 3.000.000,00 TL limitli kredi sözleşmesine ve 08.08.2012 tarihinde akdedilen 2.000.000,00 TL limitli kredi sözleşmesine davalılardan ...'nun müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine kredi borçlusu ile müşterek borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine İzmir 17. İcra Müdürlüğü'nün 2013/11219 sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalı borçlu ...'nun adına kayıtlı ...ili...İlçesi, Türmen Mah. 496 ada 12 parsel zemin Kat 9,10, bodrum kat 11,12 nolu bağımsız bölümleri diğer davalı ...'a satış göstermek suretiyle devrettiğini, yine 496 ada 12 parsel numaralı 4. Kat 7 ve 8 numaralı bağımsız bölüm ile 499 ada 23 parsel sayılı zemin kat 6 numaralı bağımsız bölümleri diğer davalı ...'na satış göstermek suretiyle devrettiğini, yapılan tasarrufların iptale tabi olduğunu zira gerçek değerinin çok altında bir fiyatla devirler yapıldığını, taşınmazda borçlunun oturduğunu belirterek taşınmazların devrine ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin bu taşınmazları yatırım amaçlı olarak satın aldığını, değerlerini ödediğini, taşınmazları ipotekli olarak satın aldığını ve ipotek bedellerini bankaya yatırdığını, ayrıca kalan bedellerini de satıcıya nakit olarak ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. Davalılar Abdulmecit... ve ...; davaya cevap vermemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'a devredilen 9-10-11-12 bağımsız bölüm nolu taşınmazların resmi senette belirtilen toplam satış değerinin 265.000,00 TL, satış tarihindeki gerçek değerinin ise 680.072,00 TL olduğu belirlenmiş olup, davalılar tarafından satışın gerçekte 670.000,00 TL üzerinden yapıldığının beyan edildiği, satış tarihinde davalı ... hesabından bu miktar para çekildiği ve 670.000,00 TL'nin ödendiğinin kanıtlandığı, ödendiği kanıtlanan miktar ile gerçek değer arasında misli fark bulunmadığından 278 III- 2 maddesi uyarınca iptal talebinin yerinde görülmediği, davalı ...'in zarar verilme kastını bildiği veya bilmesi gerektiği hususunun ise ispat edilemediği, ...İle...ilçesi 496 ada 12 nolu parselde kayıtlı 6 nolu bağımsız bölümün yargılama sırasında ipotekli olması nedeniyle İzmir 14. İcra Müdürlüğü nün 2013/11761 sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip sonucu icrai satış ile 123.500,00 TL bedelle 4. kişiye satıldığı, ihalenin kesinleştiği dolayısıyla icrai satış sonucu davalı 3. kişiye kalan para olmadığı anlaşıldığından bu taşınmaz yönünden davanın konusunun kalmadığı, ...ili...İlçesi, Türmen Mah. 496 ada 12 parsel zemin Kat 7 - 8 nolu bağımsız bölümlerin 30.12.2011 tarihinde borçlu tarafından ...'na bağışlandığı görülmüş olup İİK nun 278 inci maddesinde "Mütat hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır. Ancak, bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemez." hükmüne göre batıl olup, davalı ... Kasapoğlu'nun elinden çıkardığı tarihteki bedel ile sorumlu olduğu gerekçesiyle ...ili...İlçesi, Türmen Mah. 496 ada 12 parsel zemin Kat 6 nolu bağımsız bölüm yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ...ili...İlçesi, Türmen Mah. 496 ada 12 parsel zemin Kat 7 nolu bağımsız bölüm yönünden İzmir 17. İcra Müdürlüğünün 2013/11219 sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere 171.153. 81 TL'nin davalı ... Kasapoğlundan tahsili ile davacıya verilmesine, ...ili...İlçesi, Türmen Mah. 496 ada 12 parsel zemin Kat 8 nolu bağımsız bölüm yönünden İzmir 17. İcra Müdürlüğünün 2013/11219 sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere 270.243. 64 TL nin davalı ... Kasapoğlundan tahsili ile davacıya verilmesine, ...ili...İlçesi, Türmen Mah. 496 ada 12 parsel zemin Kat 9,10, bodrum kat 11,12 nolu bağımsız bölümler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde;...... Mah. 436 ada 12 parsel 6 nolu bağımsız bölüm açısından; taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteğin, davalı borçlunun değil davalı 3.kişinin borcundan dolayı ve tasarruf tarihinden sonra tesis edilmiş olup, bu nedenle davanın konusuz kalmasının mümkün olmadığını, ...ili,...ilçesi, ... Mah. 496 ada 12 parsel de bulunan 9,10,11,12 nolu bağımsız bölümler yönünden; davalı ... vekilinin 05.12.2013 tarihli davaya cevap dilekçesinde müvekkilinin hem davalı borçlu ...'nun Halk Bankasındaki kredi kefaleti olan hesabına İş Bankasından aldığı 250.000,00 TL krediyi aktardığını, hem de kendi bankasındaki hesaptan çektiği 670.000,00 TL bedeli ipotek alacaklısı bankaya ödediğini beyan ettiğini, davalı vekilince bunun yanı sıra Halk Bankası ... Şubesine yatan 265.000,00 TL bedelli ve “ 4 adet emlak satış bedeli” açıklamasını içeren banka dekontunun da dosyaya sunulduğunu, davalı vekilinin sunmuş olduğu makbuzlardaki toplam tutarın 1.185.000,00 TL olduğunu, bilirkişi raporuna göre ise dava konusu taşınmazların devir tarihi itibariyle gerçek değerinin 642.528,00 TL olduğunu, buna göre davalı ...-Yalçın tarafından yatırım amacıyla alındığı iddia edilen taşınmazlar için iki misli bedel ödemenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, iki misli bedel ödeyerek aldığı taşınmazları bu kez 05.11.2013 tarihinde yine ipotekle yükümlü olarak dava dışı bir başka kişiye devrettiğini, bu şekilde bir alımın yatırım amaçlı olamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... yönünden, somut davada tasarrufa konu ...ili,...ilçesi, ... Mah. 496 ada 12 parsel de bulunan 9,10,11,12 nolu bağımsız bölümler yönünden ödemenin banka hareketleri ile ispatlandığı, ipotekten dolayı misli fark da bulunmadığı ve tanışıklığın da ispatlanamadığı, dava konusu ...ili,...ilçesi ... Mah. 496 ada, 12 parsel 6 nolu bağımsız bölümde ise İzmir 14. İcra Müdürlüğünün 2013/11761 sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı, söz konusu icra dosyasında artan bir para kalmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nun 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.