Beraat, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği, kararın hukuka aykırı olduğuna ve bozulmasına ilişkindir.

2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın beraatine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, "........, Market isimli iş yerinde kaçak tütün mamulleri satıldığı ve bu kaçak sigaraların tezgahın altı ile dükkanın depo bölümünde saklandığı" şeklinde alınan ihbar üzerine, suç tarihinde saat 19.00 sıralarında ihbara konu "......., Market" isimli iş yerine intikal edildiği, tezgahta satış yapan sanığa J&J marka sigara olup olmadığının sorulduğu, bunun üzerine sanığın

tezgah altından görevlilere 1 paket J&J marka sigara verdiği, verilen sigara kontrol edildiğinde üzerinde TAPDK bandrolünün olmadığının görüldüğü, sanığa resmi polis kimliklerinin ibraz edildiği, sanığa iş yerinde başka kaçak tütün mamulü olup olmadığının sorulduğu, sanığın iş yerinin depo bölümünden kendi rızası ile bandrolsüz sigaraları getirdiği, ayrıca tezgah altında bulunan bandrolsüz sigaraları görevlilere rızası ile teslim ettiği, teslim edilen bandrolsüz sigaralar kontrol edildiğinde toplam 69 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık aşamalarda, suça konu sigaraları içmek için aldığını beyan etmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde;

Dosya içerisinde bulunan olay tutanağına göre, gelen ihbar üzerine suç tarihinde saat 19.00 sıralarında ihbara konu "......, Market" isimli iş yerine intikal edildiği, tezgahta satış yapan sanığa J&J marka sigara olup olmadığının sorulduğu, bunun üzerine sanığın tezgah altından görevlilere 1 paket J&J marka sigara verdiği, verilen sigara kontrol edildiğinde üzerinde TAPDK bandrolünün olmadığının görüldüğü, bunun üzerine sanığa resmi polis kimliklerinin ibraz edildiği, sanığa iş yerinde başka kaçak tütün mamulü olup olmadığının sorulduğu, sanığın iş yerinin depo bölümünden kendi rızası ile bandrolsüz sigaraları getirdiği, ayrıca tezgah altında bulunan bandrolsüz sigaraları görevlilere rızası ile teslim ettiği, teslim edilen bandrolsüz sigaralar kontrol edildiğinde toplam 69 paket kaçak sigara ele geçirildiği olayda,

Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) "Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi" başlıklı 139 uncu maddesinde; "Soruşturma konusu suçun işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde edilememesi hâlinde, kamu görevlileri gizli soruşturmacı olarak görevlendirilebilir. Bu madde uyarınca yapılacak görevlendirmeye ağır ceza mahkemesince oy birliğiyle karar verilir." hükmü yer almaktadır.

Sanığa atılı suç ile ilgili gizli soruşturmacı atanmasının şartları somut olayda bulunmadığı gibi bu hâliyle kolluk görevlilerinin suçun tespiti amacıyla sanığın işyerinden kimliklerini gizleyerek kaçak sigara satın almaları sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, sanığın sigaraları ticari amaçla aldığına dair herhangi bir ikrarı da bulunmadığı nazara alındığında, Anayasa'nın 38 inci maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 230 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı ve bu gerekçeyle sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Mahkeme kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün suça konu sigaraların müsaderesine ilişkin bendinin çıkartılarak yerine "Suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine," ifadesinin eklenmesi suretiyle sonucu itibarıyla ... olan hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.02.2024 tarihinde karar verildi.