SUÇLAR: Çocuğa Karşı Eziyet
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla uygulanan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 17.02.2016 tarihli iddianamesiyle sanıkların çocuğa karşı eziyet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Antalya 8.Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2016 tarihli kararıyla sanık ...'ün çocuğa karşı eziyet suçundan 3 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına; sanık ...'ün ise aynı suçtan 3 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
1.Katılan ... vekilinin temyiz istemi; sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve cezanın az tayin edildiğine ilişkindir.
2. Katılan ... vekilinin temyiz istemi; temel cezanın tayini sırasında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğine ilişkindir.
3. Sanıkların temyiz istemleri haklarında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
1.Dava konusu olay; sanıklar ... ile ...'ün suç tarihinde yedi yaşında, dosya kapsamındaki belgelere göre zihinsel ve bedensel engelli olan mağdur çocuk ...'in vücudunda sigara söndürmek suretiyle atılı eziyet suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
2. Sanıklar aşamalardaki ifadelerinde; mağdur çocuğa spor yaptırmaları sırasında düşmesi nedeniyle vücudunda morluklar oluştuğuna, vücudundaki yanıkların mağdur çocuğun yanlışlıkla sobaya bacaklarını sürmesiyle oluştuğuna ilişkindir.
3. Mağdur çocuk; sanık ...'ün boşandığı evlilikten olan çocuğudur. Diğer sanık ... sanık ...'ün eşidir. Katılan ... ise mağdur çocuğun babasıdır.
4. Dosya kapsamında bilgi ve görgülerine başvurulan tanıkların bilgileri duyuma dayalıdır; görgüye dayalı bilgisi olan tanık bulunmamaktadır.
5. Dosya kapsamındaki doktor raporlarında; mağdur çocuğun vücudunun çok farklı bölgelerinde renkleri ve boyutları farklı birden çok ekimoz olduğu ve ağzında üst çenede üç dişinin bulunmadığı rapor edilmiştir.
6. Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nden alınan 24.02.2016 tarihli rapor içeriğine göre, mağdurdaki yanık izleri sigara yanığı ile uyumlu olup, sanıkların savunmalarında iddia ettikleri gibi soba ile temas sonucu oluşan yanık değildir. Her iki sanık da alınan beyanlarında sigara kullandıklarını kabul etmişlerdir.
7. Mahkemesince sanıkların atılı suçu işledikleri kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
Mağdur çocuğun vücudunun farklı yerlerinde, farklı renklerde çok sayıda ekimoz ve yanık bulunduğuna, ayrıca üç adet diş kaybı olduğuna dair dosya kapsamındaki raporlar ile Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nden alınan 24.02.2016 tarihli rapor içeriğine göre, mağdurdaki yanık izlerinin sigara yanığı ile uyumlu olup, sanıkların savunmalarında iddia ettikleri gibi soba ile temas sonucu oluşan bir yanık olmadığı anlaşıldığından sanıkların süreç içerisinde gerçekleşen eziyet suçunu işledikleri kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş ve tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
1.Temel cezanın tayini konusunda mahkemenin takdir hakkını kullanımında hukuka aykırılık bulunmadığından katılan ... vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. Dairemizin süregelen uygulamalarına göre, sanıkların eylemlerine uyan eziyet suçunun kesintisiz suç olması ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına yasal olanak bulunmaması nedeniyle katılan ... vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıkların, katılan ... vekilinin ve katılan ... vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekiline vekalet ücreti hükmedilemeyeceği hususun gözetilmemesinin dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan Antalya 8.Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2016 tarihli kararına yönelik katılan ... vekilinin, katılan ... vekilinin ve sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulu Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği BOZULMASI, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hükümlerden (D) bölümünün çıkarılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 26.02.2024 tarihinde karar verildi.