Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2012/917 Esas, 2016/454 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık suça konu belgeyi suç işlemek amacıyla kullanmadığını belirterek, bozulması talebi ile kararı temyiz etmiştir.

1. Sanık ...'in, ...Nüfus İdaresince...adına düzenlenmiş nüfus cüzdanını tespit edilemeyen şekilde ele geçirdiği; nüfus cüzdanındaki fotoğrafı çıkardığı; bu bölüme kendisine ait fotoğrafı yapıştırdığı; bu şekilde kendi fotoğrafını ancak...in kimlik bilgilerini taşıyan tahrifatlı nüfus cüzdanını elde ettiği; bu nüfuz cüzdanını kullanmaya başladığı; 03.11.2012 tarihinde...Emniyet Müdürlüğüne bağl... kod numaralı polis ekibince yapılan kontrolde sanığın, üzerinde suça konu sahte nüfus cüzdanının çıktığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı müsnet suçu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.

2. Sanık savunmasında;...e ait nüfus cüzdanını hastane bahçesinde bulduğunu, hakkında yakalama kararı olduğundan dolayı fotoğraf bölümündeki fotoğrafı çıkarttığını, kendi fotoğrafını yapıştırdığını, bu şekilde üzerinde duruyor olduğunu, suça konu belgeyi hiç kullanmadığını, suç işlemek amacıyla yapmadığını, suç tarihinde Bursa'ya eşini almaya, yakalaması olduğu için söz konusu belge ile geldiğini, eşini alıp Bursa'dan gideceğini, Jandarma tarafından yol çevirmesi olduğunu,...e ait kimliği tarlaya attığını, görevli jandarmaların bunu gördüğünü, tarla içerisinden bu kimliği bulup bana sorduklarında kimliğin kendisine ait olmadığını söylediğini, suç işleme kastının olmadığını beyanla atılı suçu tevil yollu ikrar ile kabul etmiştir.
3....Polis Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 14.05.2013 tarihli Uzmanlık Raporunda inceleme konusu nüfus cüzdanının tamamen sahte olarak düzenlendiği ve aldatıcılık niteliğini haiz olduğu tespit edilmiştir.

4. Mahkemede, 03.03.2016 tarihli celsede, adli emanetin 2012/8242 sırasında kayıtlı nüfus cüzdanının incelenmesinde,...adına düzenlenmiş C11 216643 seri numaralı nüfus cüzdanına fotoğraf eklendiği, fotoğrafın üzerinde soğuk mührün varolduğu, fotoğraf değişikliği şeklinde yapılan tahrifatın ilk nazarda fark edilemeyeceği bu itibarla aldatıcılık niteliği olduğu kanaatine varılmıştır.

5. Mahkeme, iddia, sanığın ikrarı, uzmanlık raporu, dosyada mevcut tutanak ve raporlar, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; sanığın sahte nüfus cüzdanı taşımak ve kullanmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediğini kabul ederek mahkumiyet hükmü kurmuştur.

6. Suça konu sahte nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.

1.Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle...11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2012/917 Esas, 2016/454 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.02.2024 tarihinde karar verildi.