Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1- Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1 ve 151/1. maddeleri uyarınca hakaret ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulduğu, her ne kadar sanığın hakaret eylemi uzlaşma kapsamında olduğundan bahisle soruşturma aşamasında uzlaşma teklifi yapılmış ise de, bu tarihte sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamında olmaması nedeniyle soruşturma aşamasında yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğu, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, 5271 sayılı Kanun'un 253/3. fıkrasında yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” ibaresi madde metninden çıkarılmakla 5237 sayılı Kanun'un 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak hakaret ve mala zarar verme suçlarından uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- 5237 sayılı Kanun'un 58/1. maddesindeki düzenlemeye göre önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanabileceği, somut olayda sanığın adlî sicil kaydında yer alan Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2014 tarihli ve 2013/276 Esas, 2014/302 Karar sayılı ilamın suç tarihinden sonra 02.10.2019 tarihinde kesinleştiği ve hakkında tekerrüre esas alınabilecek başka da bir ilamın bulunmadığı gözetilmeden, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,

3- Sanık hakkında hakaret suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 125/1. maddesi gereğince belirlenen 3 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılırken 3 ay 22 gün hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 4 ay hapis cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.