SUÇLAR: Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında cinsel saldırı ve kasten yaralama suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası ikinci cümlesi ve 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Mersin 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli ve 2015/147 Esas, 2016/68 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrası ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kasten yaralama suçundan 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanığın Temyiz İstemi
Sanık temyiz talebinde herhangi bir temyiz sebebi göstermemekle birlikte hakkında verilen mahkûmiyet kararlarını temyiz etmiştir.
Sanığın üzerine atılı cinsel saldırı eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrası ikinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıl olağan zamanaşımı, süresinin, yine sanığın üzerine atılı kasten yaralama eylemi için 5237 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıl olağan zamanaşımı, süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı sürelerini kesen son işlemin 10.02.2016 tarihli sanık hakkında verilen mahkumiyet kararları olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıl olağan zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mersin 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli ve 2015/147 Esas, 2016/68 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.02.2024 tarihinde karar verildi.