SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı

HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat

Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR

1. Suça sürüklenen çocuklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2015/135 Esas, 2016/237 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'ın, katılan mağduru metruk bir binaya götürerek kıyafetlerini indirerek sırayla cinsel organlarını katılan mağdurun popo kısmında sürtme şeklindeki eylemlerine uyan çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuk ... hakkında atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocukların eylemlerinin vücuda organ sokmak suretiyle cinsel istismar suçu kapsamında kaldığına, okulda yapılan disiplin soruşturması sırasında suça sürüklenen çocuk ...’in, katılan mağduru önce suça sürüklenen çocuk ...'ın sonra kendisinin taciz ettiğini ve kendisinden sonra da suça sürüklenen çocuk ... 'ın aynı eylemde bulunduğunu beyan etmesi karşısında suça sürüklenen çocuk ... hakkında verilen beraat kararı ile diğer suça sürüklenen çocuklar hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlerin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Suça Sürüklenen Çocuklar ... ve ... Müdafiinin Temyiz İstekleri
16.03.2015 tarihli adli görüşme değerlendirme raporunda belirtildiği üzere %50 zekâ özürü olan katılan mağdurun gerçek ve yalan ayrımını yapamadığına, katılan mağdurun aşamalarda çelişkili anlatımlarda bulunduğuna, suça sürüklenen çocukların eylemleri birlikte işlediklerine dair yeterli delil bulunmadığına, suça sürüklenen çocukların okul yönetimi tarafından alınan ifadelerinin hükme esas alınamayacağına, Adli Tıp Kurumundan alınan raporun içeriği itibariyle yeterli olmadığına, suça sürüklenen çocukların iddia konusu suçu işledikleri tarihteki yaşlarının tespitinin gerektiğine, üst sınırdan ceza tayininin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

1. 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir'' şeklindeki düzenleme nazara alınarak yapılan değerlendirmede hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu gözetildiğinde, birebir mağdurun ifadesine yer verilerek suça sürüklenen çocukların atılı suçları işlediklerinden bahisle

cezalandırılmaları talepli Cumhuriyet Başsavcılığının 29.03.2015 tarihli iddianamesinde hangi eylemlerden dolayı dava açıldığı, müsnet suçların işlenme şekli ile eylemlerin delillerle ilişkilendirilmesine dair herhangi bir tespite dayalı anlatım ve buna göre usulüne uygun açılmış dava bulunmadığı gibi esasen bu eksikliğin de ancak yeni bir kamu davası açılması suretiyle giderilebileceği nazara alınmadan mevcut iddianameye göre hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Bozma gerekçesine göre Tebliğname'de onama isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2015/135 Esas, 2016/237 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdur vekili ve suça sürüklenen çocuklar ... ve... müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.02.2024 tarihinde karar verildi.