İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının 13.06.2012 tarihli iddianamesi ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.

2.Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mağdur sayısınca verilen 6 ay 20 gün hapis cezasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

3.Denetim süresi içerisinde sanığın Ardahan Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/368 Esas sayılı dosyasında 16.05.2015 tarihinde izin tecavüzü suçunu işlemesi üzerine, Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli kararıyla açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanmak sureti ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mağdur sayısınca 6 ay 20 gün hapis ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına hükmedilmesine karar verilmiştir.

4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 24.02.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince hükmün kaldırılarak sanığın üzerine 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz istemi, suçun unsurlarının oluşmadığına, suç işleme kastının olmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir.

Dava konusu olay; sanığın temyiz dışı sanıklarla beraber 18 yaşından küçük olan mağdurları gitmek istememelerine rağmen araç ile olay yerine götürüp burada bir müddet alıkoyduktan sonra geri bıraktıkları iddiasına ilişkindir

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın üzerine atılı suçu mağdur sayısınca işlediği kabul edilmiş ve mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk derece Mahkemesince verilen hükmün hukuka aykırı olduğu kabul edilerek, sanığın eyleminin zincirleme suç hükümlerine göre cezalandırılması gerektiği belirlenerek mahkumiyetine karar verilmiştir.

Sanığın olay günü yanında Kaan ve Mehmet adlı arkadaşlarının bulunduğu, araba ile gezdikleri, yolda mağdurları gördükleri, Kaan'ın mağdurları arabaya davet ettiği, mağdurların arabaya binmek istememesi üzerine "binin lan" şeklinde bağırarak mağdurlar üzerinde manevi cebir uyguladığı ve mağdurların korkmaları nedeniyle araca bindikleri, Çele Tepesi adlı yere gittikleri, burada Kaan'ın mağdurların cep telefonlarını kontrol ettikten sonra aldıkları yere geri bıraktıkları belirlenmiştir.
Mağdurların manevi cebir kullanılarak araca bindirildikleri ve bu nedenle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri ve 110 uncu maddesi uyarınca, mağdur sayısınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 24.02.2021 tarihli ve 2020/1966 Esas sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 283 üncü maddesi uyarınca kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 26.02.2024 tarihinde karar verildi