Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının 04.04.2010-23.09.2014 tarihleri arasında davalı bankanın ..., ... ve ...'deki muhtelif şubelerinde servis yetkilisi olarak çalıştığını, son çalıştığı yerin ... Sanayi sitesi şubesi olduğunu, taraflar arasındaki iş sözleşmesindeki çalışma saatlerinin 09.00-18.00 olarak belirlendiğini, ancak davacının çalıştığı süre içinde sürekli fazla mesai yaptığını, bu çalışmalar karşılığı ücretin ödenmediği gibi kıdem tazminatınında ödenmediğini iddia ederek fazla çalışma ücreti ve kıdem tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir .
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının 4857 sayılı yasanın 41.maddesindeki düzenlemeye uygun olarak çalıştığını, fazla çalışma süresinin aylık ücrete dahil olduğunu, iş akdinin davacı tarafça sonlandırıldığını bu nedenle kıdem tazminatı talep edemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi fazla çalışma ücreti isteğinde bulunmuş, Mahkemece bilirkişi hesap raporu dikkate alınmak üzere istekle ilgili karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından 2. ek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde ‘’İnsan Kaynakları Yönergesi’’ sunulmuş olup iş sözleşmesinin 7. maddesine göre yönergenin sözleşmenin eki mahiyetinde olduğunu ve sözü edilen yönergede fazla çalışmanın temel ücrete dahil olduğunu savunmuştur.
Mahkemece sözü edilen savunma ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
Davalı vekilinin sözü edilen savunması ödeme def'i mahiyetinde olup, yargılamanın her aşamasında sunulması mümkün olduğundan Mahkemece iş sözleşmesinin ve ilgili yönergenin hükümleri bir değerlendirmeye tabi tutalarak gerekirse yeniden bilirkişi hesap raporu alınmak suretiyle davaya konu fazla çalışma ücreti yönünden bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.