HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık ... ve müdafiinin, 08.06.2016 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra 04.06.2021 ve 17.06.2016 havale tarihli dilekçeleriyle temyiz ettiği anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin yukarıda yazılı tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanıkların imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 nci maddeleri uyarınca ayrı ayrı 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve cezaların ertelenmesine karar verilmiştir.
Sanıklar ve sanıklar müdafiinin temyiz isteği; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, suçun unsurlarının oluşmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine ve hükümlerin bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.
Olay tarihinde, sanıklar tarafından 3B sınıfı imar uygulama alanında bulunan yapının ruhsat eki projesine aykırı olarak 3 üncü normal katta bulunan 9 ve 10 numaralı çatı piyesli dairelerin çatı piyesi kısmının büyütülerek normal daireye dönüştürdükleri ve bu şekilde imar kirliliğine neden olma suçunu işlediklerini iddiası ile açılan davada, Yerel Mahkemece; sanıkların savunmaları, dosyadaki suç tutanağı, suça konu inşaata ilişkin fotoğraflar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri kabul edilmiştir.
A. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanığa, usulüne uygun olarak 08.06.2016 tarihinde tebliğ edilen hükmü, sanık ve müdafiinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra temyiz ettiği belirlenmekle, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine ve incelenen dava dosyası içeriğine göre başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükümden sonra, 18.05.2018 tarihinde 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca imar kirliliğine neden olma suçu yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle kararda hukuka aykırılık görülmüştür.
A. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2024 tarihinde karar verildi.