Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33.maddesi değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2015 tarihli ve 2014/168 Esas, 2015/404 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1,35,29,62,53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2.İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2015 tarihli ve 2014/168 Esas, 2015/404 Karar sayılı kararının, Cumhuriyet savcısı (aleyhe), sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 26.01.2021 tarihli ve 2019/2363 Esas, 2021/357 Karar sayılı ilâmı ile, sanık hakkında teşebbüsten makul surette indirim yapılarak ceza tayin edilmesi gerektiği, haksız tahrik indiriminin asgari oranda yapılması gerektiği, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği, nedenleriyle bozulmasına,
3.İstanbul Anadolu 9.Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/215 Esas, 2021/472 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1,35,29,62,53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastının olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, mağdurdaki yaralanmaların sadece bir tanesinin hayati tehlikeye neden olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
1.Olay tarihinde sanık ... ile mağdurların aralarında tartışma çıktığı sanığın ele geçirilemeyen bıçağı mağdurlara sallayarak doktor raporunda belirtildiği üzere mağdur ...'ı hayati tehlike oluşturarak basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte diğer mağdur ...'ı ise hayati tehlike oluşturmaksızın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladığı, anlaşılmıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelemesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde (2) paragrafında açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/215 Esas, 2021/472 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2024 tarihinde karar verildi.