Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
... 2. İcra Müdürlüğü, 11.05.2015 tarihli yazı ile, takibin taliki ya da devamı konusunda bir karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, mahcuz malların menkul mal hükümde bulunması, her zaman için satış sureti ile zilyetliğin devri sonucu mülkiyetin alıcıya geçebileceği,gösterilecek delillerin tetkik ve ibraz edilen belgelerin mahcuz mala ait olup olmadığının dinlenecek tanık anlatımları icabında bilirkişi araştırması sonucu anlaşılabileceği gerekçesi ile, istihkak iddiacısının taleplerinin reddine, icra takibinin kaldığı yerden devamına karar verilmiş; hüküm, 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddeleri uyarınca ileri sürdüğü istihkak iddiası ile ilgili İİK’nin 97/1. maddesi uyarınca takibin devamı ya da taliki yönünde bir karar verilmesi isteğine ilişkindir.
1-İİK’nin 97. maddesinin 1. fıkrasında; "İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse, icra memuru dosyayı hemen icra mahkemesine verir. İcra mahkemesi, dosya üzerinde veya lüzum görürse ilgilileri davet ederek mürafaa ile yapacağı inceleme neticesinde varacağı kanaate göre, takibin devamına veya talikine karar verir." düzenlemesi yer almakta olup, 5. fıkrasında ise, takibin devamına dair verilen icra mahkemesi kararlarının kesin olduğu düzenlemesine yer verilmiştir. Bu durumda temyize konu kararın takibin devamına ilişkin kısmı kesin nitelikte bulunduğundan temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2-İstihkak iddiasının değerlendirmesi yönünden ise; İcra Müdürlüğü'nce üçüncü kişi lehine İİK’nin 96. vd. maddeleri uyarınca ileri sürülen istihkak iddiası ile ilgili, İİK’nin 97/1. maddesi uyarınca takibin devamı ya da taliki yönünde bir karar verilmesi talebinde bulunulmuştur. Bu sebeple; yukarıda anılan hukuki düzenlemeler ışığında, Mahkemece; İİK'nin 97. maddesi gereğince takibin devamına veya talikine karar vermekle yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde usulune uygun açılmış bir istihkak davası varmış gibi, esasa girilerek istihkak iddia edenin taleplerinin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır..
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nin ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'nin 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
(1) numaralı bentte yazılı nedenlerle 3. kişi vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle 3. kişi vekilinin temyiz itirazının kabulüne ve hüküm fıkrasının 1.bendinde yer alan ''İstihkak iddiacısının taleplerinin reddine'' cümlesinin çıkartılmasına hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, İİK'nin 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.9.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.