Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, araç iadesi
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin temyiz isteği, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerektiği sebebi ile sınırlıdır.
Suçta kullanılan nakil aracının iadesine yönelik hükümle sınırlı yapılan incelemede;
Ele geçen kaçak eşya miktarı (24.180 kg kaçak şeker ve 840 litre kaçak akaryakıt) dikkate alındığında, kaçak eşyaların, suçta kullanılan sanığa ait aracın miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, ayrıca dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değeri ve nakil vasıtasının bilinen değeri dikkate alındığında nakil vasıtasının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı ve bu nedenle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/3. maddesi uyarınca hakkaniyete de aykırı bir yanın bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu nakli vasıtasının müsaderesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile iadesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden suçta kullanılan nakil aracının iadesine ilişkin hükmün, 1412 sayılı sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.