Esastan red
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık müdafii duruşmalı temyiz inceleme talebinde bulunmuş ise de, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca taktiren duruşma talebinin REDDİNE,
5271 sayılı Kanun’un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun’un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazlarının reddiyle;
Ancak;
Mağdurun sıcağı sıcağına alınan ilk beyanında, sanığın beş yüz TL parasını işyerinin içinde aldığını beyan ettiği, işyerinin içine ait kamera görüntülerinde bu beyanın doğrulanmadığı, tanıkların ve diğer mağdurların sanığın mağdurun parasının alındığına yönelik görgüye dayalı herhangi bir bilgilerinin olmadığı, mağdurun daha sonraki beyanında sanığın kendisinden parayı işyerinin içinde değil, işyerinin dışında aldığını ifade ederek ilk beyanıyla çeliştiği, olay sonrasında mağdur tarafından delil elde etmek amacıyla alınan sanığa ait ses kaydında mağdurun sanık tarafından darp edildiğini ifade ettiği ancak parasını aldığından söz etmediği, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu, polis memuru olan sanığın mağdurun parasını aldığı yönünde her türlü şüpheden uzak ve yeterli delil elde edilemediği anlaşılmakla,
Sanığın üzerine atılı nitelikli yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı, eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğname gerekçesine aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereğince gereğinin ifası için Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.