HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun kapsamında getirilen düzenlemelerden dolayı dosyanın iadesi üzerine kurulan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; lehe kanun değerlendirilmesi sırasında alt sınırdan ceza tayin edilmemesi gerektiğine, vekâlet ücretinin eksik hesaplandığına ve re'sen nazara alınacak aleyhe olan diğer sebeplere ilişkindir.
Sanığın temyiz isteği; lehe hükümlerin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmadığına, vekâlet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi gerektiğine, kaçak sigara satmanın suç olduğunu bilmediğine ve re'sen görülecek nedenlere ilişkindir.
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 14.07.2014 tarihinde, mahkemeden alınan adlî arama kararına istinaden, sanığın ikametinde yapılan aramada toplam 12140 paket kaçak sigara ele geçtiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Sanık savunmalarında atılı suçu ikrar etmiş ve bildirilen gümrüklenmiş değerin iki katını ödemeyeceğini beyan etmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "normal değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Sanığa Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun kapsamında getirilen düzenlemelerden dolayı dosyanın iadesi üzerine 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereğince yapılan etkin pişmanlık ihtaratında indirim oranı belirtilmemiş ise de; sanığın ödeyemeyeceğini açıkça beyan ettiği anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
1.Sanık hakkında hükmedilen 1250 gün adlî para cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddesi uyarınca para cezasına çevrilmemesi ve sanık hakkında 5607 sayılı Kanun uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek, sanığın cezasının 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Kazanılmış hakka ilişkin uygulama maddesinin 1412 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3.Kendisini vekil ile temsil eden katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca 4.080,00 TL yerine 3.400,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi, hususları isabetli bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği;
1.Hükmün 4 numaralı bendinden sonra gelmek üzere bozma öncesi iradesi doğrultusunda “Sanığın ekonomik, şahsi ve sosyal durumuna göre sanığa verilen 1250 gün adlî para cezasının TCK'nun 52/2. maddesi gereğince günlüğü takdiren 20 TL'den adlî para cezasına çevrilerek sanığın 25.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi,
2.Hükmün 5 numaralı bendi hükümden çıkartılarak yerine "CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek, sanığın cezasının 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi,
3.Hükmün vekâlet ücretine ilişkin bendi hükümden çıkartılarak yerine "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılan ... İdaresine verilmesine," ibaresinin eklenmesi diğer kısımlar aynen bırakılmak suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.