Esastan Red

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, ilk derece mahkemesince davalıya verilen kesin süre içerisinde eksiklikler tamamlanmadığından istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ek kararının davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin S.S. ... Konut Yapı Kooferatifi ile davalıların miras bırakanı ... arasında ... 5. Noterliğinin 12.05.1994 tarih ve 22306 yevmiye no.lu Düzenleme Şeklindeki Gayrimenkul Satış Vaadi ve İnşaat Sözleşmesi ile muris ... adına kayıtlı bulunan ... İli, Merkez İlçesi, ... Köyü, ... mevkiinde kain ve yine tapunun 2 pafta, 49-50-52 ve 54 no.lu parseller üzerinde inşaat yapmak üzere sözleşme akdedildiğini, müvekkili kooperatif tarafından arsa sahibi ... mirasçılarına sözleşmeden kaynaklanan hak ettikleri bağımsız bölümlerin tümüyle verilmiş olduğunu, kendilerince konut olarak tasarruf edilmekte olduğundan kurulacak kat irtifakında murisin veya davalıların adına olacak olan ve müvekkilleri kooperatife devri gereken, B bloktaki 27 adet bağımsız bölümün, C bloktaki 27 adet bağımsız bölümün ve A Bloktaki işyeri niteliğindeki 2 adet bağımsız bölüm için Tapu Müdürlüğünde ferağ işlemi yapmaya icbar edilmesine, davalılar veya murisleri adına olan tapularının bu taşınmaz için iptaline ve davacı müvekkil kooperatif adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin üzerine düşen edimleri yerine getirmesi için davacı kooperatifin bazı konularda geçen süre zarfında müvekkillerinin aydınlatması gerektiğini, davacı kooperatif tarafından isteklerinin giderildiği takdirde müvekkillerinin gerekli müracaatlarda bulunacaklarını, aksi takdirde davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kabulü ile belirtilen taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Bu kararın davalılar vekili tarafından 10.06.2021 tarihinde istinaf edilmesi üzerine istinaf geri çevirme kararına göre eksik harcın tamamlatılması konusunda 04.04.2022 tarihinde muhtıra tebliğ edilmiş, tebliğ olunan muhtıraya rağmen yasal süre içerisinde eksiklik tamamlanmadığından, HUMK'nın 434/3. maddesi gereğince davalı tarafın istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına, işbu kararın gideri yatırılan avanstan karşılanarak taraflara tebliğine,

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının davalıların hak arama özgürlüğünü engeller nitelikte adil yargılanma haklarına zarar verdiğini, davacının arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca kendi üzerine düşen edimlerini eldeki dava içinde aldığı yetkiler ile tamamladığını, davacı yüklenici kooperatifin, kendi kusuru ve gecikmesiyle ruhsatı hükümden düşürdüğü yapı ruhsatlarını yenilemeden, kat irtifakını tapuda tesis etmeden, yapı kullanma iznini almadan, eldeki (arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince kendine düşen bağımsız bölümlerin) tapularının iptali ve adına tescili için 13.04.2018 tarihinde açtığı davaya ferağ koşulları oluşmadığı ve davalıların davanın açılmasına sebep olduklarından bahsedilemeyeceğinden, arsa sahiplerinin ücreti vekalet ve yargılama giderleriyle sorumlu tutulmamaları mümkün olamayacağını, davalılarca yatırılmamış eksik bir harç bulunmadığını, dava konusu tüm bağımsız bölümlerin mülkiyeti hakkında hiç bir hak iddia ileri sürmeyen ve herhangi bir talebi bulunmayan davalılardan 142.019,24 TL'lik harcın tamamlatılmak istenmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, hükümde dava değeri toplam 56 bağımsız bölüme eş tutulmuş ise de, dava konusu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre davacıya isabet edecek arsa payı üzerinden hesaplamanın yapılarak bu değer üzerinden hüküm kurulması gerektiğini bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, istinaf başvurularının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay uygulamalarına göre istinaf/temyiz talebi uyuşmazlığın feri nitelikteki kısımlarına da ilişkin olsa talebin incelenebilmesi için dava değeri üzerinden harcın yatırılması gerektiği ve anılan hususa riayet edilmeden ek karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf talebinin sadece hüküm fıkrasındaki bakiye harcın, yargılama giderinin, vekalet ücretinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesi bölümleri hakkında olduğu, istinaf taleblerinin harca esas toplam değeri olan 805.338,27 TL’nin başvuru harcının da yatırıldığı, davalılarca yatırılmamış eksik bir harç bulunmadığı, her ne kadar istinaf mahkemesi kararında atıf yaptığı YG. 15. HD.'nin kararında konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68,31 oranında karar ve ilam harcı alınacağı yazılı ise de, İstinaf mahkemesinin bu kararı genişleterek eldeki davaya uygulaması davalıların savunma haklarının sınırlanmasına neden olduğu, eldeki davanın açılmasına sebebiyet vermeyen, dava konusu tüm bağımsız bölümlerin mülkiyeti hakkında hiç bir hak/iddia ileri sürmeyen ve herhangi bir talebi bulunmayan, davalılardan 142.019,24 TL'lik harcın tamamlatılmak istenmesi hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüşlerdir.

Uyuşmazlık, davalılar tarafından uyuşmazlığın feri nitelikteki kısımlarına da ilişkin olsa istinaf talebinin incelenebilmesi için dava değeri üzerinden harcın yatırılması gerekip gerekmediğine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, HUMK'nın 434/3.

İstinaf kanun yoluna başvuran davalılar vekilince 155.772,41 TL nispi istinaf karar harcı alınması gerekirken 13.753,17 TL alındığı, 142.019,24 TL eksik kısmın tamamlaması için dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri çevrilmesine karar verildiği, davalı vekiline eksik 142.019,24 TL nispi istinaf harcının tamamlaması için muhtıra tebliğ edildiği anılan sürede harcın tamamlanmaması nedeniyle ilk derece mahkemesinin 15.04.2022 tarihli ek kararı ile istinaf talebinin reddine karar verilmiş ise de, davalıların istinaf incelemesi yapılmasını istedikleri kısmın yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin olduğu, dava konusunu teşkil eden alacağın fer’ilerine yönelik olup, esas hakkında verilen karara yönelik olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda istinaf kanun yoluna başvurulurken yatırılan harcın yeterli olduğu gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesince, işin esasına girilerek, davalıların istinaf sebepleri kapsamında değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı gerekçeyle esastan red kararı verilmesi doğru olmadığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkemesinin 15.04.2022 günlü ek kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulmasına karar verilmiştir.

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesinin 14.02.2022 günlü ek kararın davalılar yararına BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın istinaf incelemesi yapılması için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2024 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.