SUÇLAR: Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. ve 286/2-(a) maddeleri gereği temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar ... ve ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2022 tarihli ve 2020/586 Esas, 2022/491 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında katılanlara karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-(d) ve 53/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı ve ikişer kez 6 yıl 24 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.06.2022 tarihli ve 2022/975 Esas, 2022/1230 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

1. Sanık ... ve sanıklar ... ile ... müdafiinin temyiz istemleri özetle; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın gerekçe içermediğine, sanıkların atılı suçu işlemediklerinden beraatlerine karar verilmesi gerektiğine, suçun nitelikli halinden hüküm kurulması ve temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin hatalı olduğuna, sanıkların cezalarında takdiri indirim yapılması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.

2. Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz istemi özetle; eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, iletişim tespit kayıtlarına göre sanık ...’in olay yerinde olmadığına, sanıklara yönelik yaptırılan teşhis işleminin geçersiz olduğuna, sanık ...’ın olay tarihinde ve saatinde İstanbul ilinde bulunduğuna, katılan beyanlarının çelişkili olduğuna, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 37/1. maddesinin uygulanmasının ve cezalarında takdiri indirim yapılmamasının hatalı olduğuna ilişkindir.

Katılan ...'in oğlu Utku'nun doğum gününü kutlamak için kardeşi katılan ..., kayınpederi... ve eşi ... ile birlikte kafetaryaya gittikleri, kutlamanın ardından saat 23.50 sıralarında mesire alanını gezip evlerine dönerken Çağlan yolu üzerinde bulunan çeşmede durup su içmek istedikleri, içinde sanıkların bulunduğu aracın gelerek küfürlü konuşup taşkınlık yaptıkları, Alaattin'in sanıkları uyarması üzerine çıkan tartışmada, sanıklar ... ve ...'ın ele geçirilemeyen sopalarla katılanları darp ettikleri, katılan ...'in tibia fraktürü,yüz kemiklerinde kırık, subdural hematom meydana gelecek şekilde yaralandığı, yaralanmalarının yaşamsal tehlikeye neden olduğu, kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun tespit edildiği, katılan ...'in klavikulada deplase fraktür, her iki orbita superiorda nondeplase fraktür, sağ 8. ve 9. kotlarda nondeplase fraktür, sol tibia proksimal nondeplase ve sol klavikula deplase kırıkları nedeniyle büyük kemiklerin cerrahi redüksiyonu ameliyatı olduğu, yaralanmalarının yaşamsal tehlikeye neden olduğu, kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun tespit edildiği olayda,

1. Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılanlara Karşı Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, dosya kapsamındaki delillerin usul ve kanuna uygun şekilde elde edilmiş deliller olup hükme esas alınabilecek nitelikte oldukları, sanık ...'in kullandığını beyan ettiği telefon hattının şirket üzerine kayıtlı hat olması ve iletişimin tespiti kayıtlarının diğer delillerle desteklenmesi gerektiğinden hükme esas alınmamasında isabetsizlik bulunmadığı, eylemlerin sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek gerçekleştirildiğinin katılanların beyanları, tanık anlatımları ve bu beyanlarla uyumlu adli muayene raporları ve dosya kapsamındaki diğer delillerle saptandığı, sanıkların katılanlara yönelik eylemleri nedeniyle katılanların yaşamsal tehlike geçirecek ve kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandıkları olayda birden fazla nitelikli hal ihlali ile suç işleyen sanıklar hakkında meydana gelen zararın ağırlığı ve 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesine göre temel cezalarda alt sınırdan uzaklaşılmasında isabetsizlik bulunmadığı, katılanlarda meydana gelen yaralanmaların 5237 sayılı Kanun'un 87. maddesi kapsamında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama kapsamında kaldığı ve hükümler kurulurken sevk maddelerinin doğru şekilde belirlendiği, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yerinde, yeterli ve kanuni gerekçelerle uygulanmadığı, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında istinaf sebepleri hususunda ayrıntılı bir gerekçeye yer verilmemiş ise de; bu bölümde, ilgili temyiz sebeplerine yönelik gerekçeli değerlendirme yapılarak söz konusu eksikliğin Yargıtay tarafından giderildiği, sanıklar hakkında hükmolunan netice ceza miktarlarının 6 yıl 24 ay hapis cezası olması karşısında bu cezaların, 5237 sayılı Kanun'un 50/1. maddesi gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, aynı Kanun'un 51/1. maddesi gereği ertelenmesine ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılanlara Karşı Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklar ... ve ...'ın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek katılanları yaraladıkları iddiası ile kamu davası açılmış ise de, katılan ...'in eşi ...'nin olaydan hemen sonra alınan ilk beyanında araçtan inen iki kişinin katılanlara yönelik eylemi gerçekleştirdiklerini beyan etmesi, katılan ...'ye yaptırılan 06.09.2017 ve 04.09.2019 tarihli teşhisi işlemlerinde sanıklar ... ve ...'ı kesin olarak teşhis ettiği halde, fotoğraflar arasında sanıklar ... ve ...'a ait fotoğraflarda olduğu halde bu sanıklara ilişkin teşhiste bulunamaması, benzer şekilde katılan ...'in de 04.09.2019 tarihli teşhiste sadece sanıklar ... ve ...'ı teşhis edebilmesi, sanıkların tüm aşamalarda suçlamaları kabul etmemesi karşısında sanıkların, katılanlara yönelik atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanıkların beraati yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılanlara Karşı Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.06.2022 tarihli ve 2022/975 Esas, 2022/1230 Karar sayılı kararında sanık ... ve sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

B. ... ve ... Hakkında Katılanlara Karşı Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.06.2022 tarihli ve 2022/975 Esas, 2022/1230 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-(a) maddesi uyarınca Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.05.2024 tarihinde karar verildi.