SUÇLAR: Nitelikli kasten öldürmeye ve kasten öldürmeye yardım
HÜKÜMLER: Beraat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2018 tarihli ve 2014/301 Esas, 2018/432 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında;
1. Maktul ...'a karşı nitelikli kasten öldürmeye yardım suçundan TCK'nin 82/1-e, 39/1-2.c ve 62/1, 53/1 maddeleri gereğince 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Maktul ...'a karşı kasten öldürmeye yardım suçundan TCK'nin 81/1, 39/1-2.c ve 62/1, 53/1 maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesinin 27.09/2021 tarihli ve 2019/762 Esas, 2021/2461 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince, sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine ilişkin hükümlere karşı sanık müdafilerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında üzerine atılı suçları işlediğinin sabit olmaması sebebiyle CMK'nin 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
1. Dosya içeriğine göre; sanık ...'in akrabası olan temyiz dışı sanık ...'un kızı katılan ...'nın suç tarihinden önce maktul ... ile kaçtığı, babası ...'ın rızası olmadan evlenmeleri üzerine temyiz dışı sanık ...'ın maktul ... ve babası maktul ...'e husumet beslediği, olay günü maktullerin traş olmak için berbere gittikleri, bu sırada sanıkların beraber oldukları, sanık ...'in sanık ...'ın yanından ayrıldığı sırada sanık ...'ın maktullerin yanına giderek üzerinde taşıdığı silahla maktulleri öldürdüğü anlaşılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından ve sanığın asli fail olan ...'ın eylemine engel olmamasının suça iştirak ettiğinin kesin delili olamayacağından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçlardan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesinin 27.09.2021 tarihli ve 2019/762 Esas, 2021/2461 Karar sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Rize Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dairede incelemesi yapılan davada hukuki uyuşmazlık konusu sanık ...'in suça katılıp katılmadığı ve katılmış ise iştirak durumun ne olduğu yolundadır.
Eylemle ilgili olarak asli fail olan ... sonradan yakalandığı için ayrı bir davada yargılanmış ve maktulleri öldürmekten ceza almıştır.
...'un kızı olan ... maktul ... ile ailesinin rızası dışında evlenmek maksadıyla kaçarak Gürcistan'a gitmiştir. Buna sinirlenen ... ...'u öldüreceğini söyleyerek bu işe olan kızgınlığını defaten açıklamıştır. Hatta maktul ... ve ... Gürcistan'dan gelir iken polisten yardım istemiş ve ...'un kendilerine zarar vereceğini bildirmişlerdir. Nitekim çift Türkiye'ye geldikten sonra evlenmiştir. Ancak ...'un bu olay karşısındaki olumsuz tavrı devam etmektedir.
Bu esnada aynı zamanda bedensel engelli olan ... ... kişisel bakımı için yayladaki evlerinden şehir merkezine babası olan diğer maktul ...'in yardımıyla gelmiştir ve kuaförde tıraş olmuştur. Baba oğul tam kuaförden çıkıp ticari taksiye binecekleri sırada ...'ın silahlı saldırısı ile ölmüşlerdir.
Bu aşamalara kadar olaya dahil olmayan sanık ...'in ... ile oldukça yakın bir dostluk ilişkisinin bulunduğu yaş farkına rağmen bu iletişimin ve ilişkinin süregeldiği hatta sanığın ...'a dede diye hitap ettiği tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Yine olay günü ...'in sanık ... ile buluştuğu maktullerin tıraş olduğu kuaföre gittiği içeri baktığı bu geliş gidişin dosya içeresinde bulunan görüntü inceleme tutanağına göre üç dört defa devam ettiği ve eş zamanlı olarak ... ile telefon iletişiminin olduğu açıktır. Yine ... aynı zamanda özellikle maktul ...'u yani damadı öldüreceğini defaten deklere etmiş ve kuaföre yakın olarak kendisinin gitmesinin durumunda karşı tarafın savunmaya geçeceği de izahtan bağımsızdır. Diğer bir ayrıntı da ... silahı ateşledikten ve eylem bittikten sonra gerek ... gerek ... olay yerinden ayrı ayrı kaçarak uzaklaşmıştır. ...'in kendi iddiası gibi bir tehlikeyi önlemeye yönelik bir çabası hiç olmamıştır.
Bu gerekçe ile sanık ... asli fail ...'un cinayet eylemini kolaylaştırmak için kuafördeki maktulleri takip etmek, kontrol etmek ve onların çıkış zamanlarını ...'a haber vererek eylemi kolaylaştırmak şeklinde gerçekleşen davranışları ile bu eylemin yardım edenidir.
Yukarıdaki gerekçelerle sanık ... hakkında her iki adam öldürme eylemin TCK'nin 39 uncu maddesi uyarınca yardım eden sıfatıyla mahkumiyet yönünde bozma kararı verilmesi gerekir iken sanık ...'in beraatine yönelik onama kararı yolunda görüş bildiren Sayın çoğunluğa iştirak etmiyoruz.16.05.2024