...

Esastan ret

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

A. Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli ve 2021/25 Esas, 2021/436 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar ve müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Mahkûmiyete yetecek kesin delil bulunmadığına,

2. Eksik araştırma yapıldığına, 3. Delillerinin değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğüne, 4. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, 5. Arama işleminin hukuka aykırı olması nedeniyle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına ilişkindir.

B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Gerekçenin yetersiz olduğuna, 2. Arama işleminin hukuka aykırı olması nedeniyle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, 3. Kabule göre, suça konu uyuşturucu maddenin kullanım sınırlarında olduğu ve kullanmak amacıyla bulundurulduğuna, 4. Sanık hakkında teşebbüs ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5. Alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmesinin hukuka aykırı olduğuna, 6. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Suç kastının bulunmadığına, 2. Arama işleminin hukuka aykırı olması nedeniyle elde edilen delillerin
hükme esas alınamayacağına, 3. Eksik araştırma yapıldığına, 4. Mahkûmiyete yetecek kesin delil bulunmadığına, 5. Diğer sanıklarla iştirak iradesinin bulunmadığına ilişkindir.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Her ne kadar İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkrasında sanık ...'ın ismi yazılmamış ise de, kısa karar ve diğer sanıklar hakkındaki alt başlıklar dikkate alındığında hüküm fıkrasının ilk kısmının sanık ... ile ilgili olduğu hususunda tereddüt bulunmadığından bu husus mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edildiği, soruşturma ve kovuşturma aşamasında gerekli araştırmanın yapıldığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edildiği, sanık hakkında etkin pişmanlık ve teşebbüs hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edildiği, soruşturma ve kovuşturma aşamasında gerekli araştırmanın yapıldığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararında sanıklar müdafileri ile sanıklar ... ve ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2024 tarihinde karar verildi.