İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2019/367 Esas, 2021/357 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrası (a) bendi, (62) nci maddesinin (birinci) fıkrası uyarınca neticeten 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 15.10.2021 tarihli ve 2021/2802 Esas, 2021/3187 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik İlk derece mahkemesinin hükmünün 1. fıkrasının çıkarılarak yerine "Sanığın suçu ... olduğundan eylemine uyan TCK'nun 148/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi ve fiilin özellikleri nazara alınarak sanığın takdiren 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki etkisi nazara alınarak tck'nun 62. maddesi uyarınca cezası takdiren 1/6 oranında indirilerek 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanık hakkında verilen cezada başkaca kanuni ve takdiri indirim ya da artırıma yer olmadığına," paragrafları eklenerek, düzeltilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükme olarak ilişkin istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Yasa'nın 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, ... temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Müşteki beyanları dışında hiçbir delil olmadığı ve ifadelerinin çelişkili olduğu,
2. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı, maddi yarar sağlamanın gerçekleşmediği,
3. Sanığın aldığı cep telefonun değerinin azlığı ve daha az ceza verilmesinin gerektiği,
4.Vesaire,
İlişkindir.
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın motosiklet ile gelerek yolda yürüyen şikâyetçinin elinden bıçak göstererek telefonunu çekerek aldığı, şikâyetçinin geri istemesi üzerine 100,00 TL karşılığında iade edeceğini söylediği, beraber bankaya gittiklerinde şikâyetçinin ATM'den 50,00 TL para çekip vermesine rağmen sanığın telefonu iade etmediği gibi parayı da alıp gittiği olayda; sanık şikâyetçiden 250,00 TL alacağına karşılık telefonu rızasıyla aldığını, şikâyetçi 50,00 TL çekince alacağını karşılamadığı için telefonu iade etmeyerek ayrıldığını savunmuş ise de; şikâyetçi beyanı, sanığın telefonu aldığını kabulü, kaba üst araması yapıldığında üzerinden şikâyetçiye ait Samsung Galaxy Note 4 marka telefonunun ele geçirildiği, 250,00 liralık borcuna karşılık alıkoyduğunu söylediği telefonun değerinin borcuna oranla çok yüksek olduğu, bu bedel için şikâyetçinin telefonunu rehin bırakmasının düşünülemeyeceği anlaşıldığından sanığa ... olan nitelikli yağma suçundan 5237 sayıl Yasa'nın 149/1-a maddesi gereğince takdiren cezalandırılmasına, suç sonrası ve yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak aynı Yasa'nın 62/1. maddesi gereğince cezası takdiren indirilerek cezalandırılmasına, telefonun şikâyetçiye tesliminin polis tarafından sanığın yakalanmasıyla gerçekleştirilmesi sebebiyle etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaksızın cezalandırılmasına
karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Ancak; mağdurun kollukta alınan ilk ifadesinde; sanığın bıçak kullandığından bahsetmediği, duruşma esnasında ise sanığın bıçak tehdidi ile telefonu aldığını iddia ettiği, sanığın da duruşmada elinde bıçak olup olmadığını hatırlamadığını savunduğu, mağdur beyanı arasındaki çelişkinin giderilememiş olması karşısında, oluşan şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiği, bu bağlamda sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 148/1. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmemiş ise de, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri yönünden yapılan incelemede, sanığın ilk andan itibaren şikâyetçi ile mahalleden çocukluk arkadaşı oldukları ve şikâyetçinin uzun süre önce aldığı borcu sanığa ödemediğini bildirmesi karşısında mahkemece arkadaşlıklarının ve borcun kaynağının sorularak denetlenmesi gerektiği, şikâyetçinin aşamalardaki beyanlarının sürekli değiştiği, sıcağı sıcağına alınan ilk beyanında "...bana hiç bir şey demeden elimde bulunan bana ait faturası bulunmayan 450,00 TL ye satın aldığım...marka cep telefonumu çekerek aldı..., hadi motosiklete bin bankaya ATM ye gidiyoruz dedi,... ATM den sadece 50,00 TL para çekebildim 50,00 TL yi al telefonumu bana ver dedim, ... de hayır 100,00 TL olacak diyerek telefonum ile birlikte yanımdan ayrılarak gitti.. konu ile ilgili davacı ve şikayetçi değilim, telefonumun bana teslim edilmesini istiyorum..." şeklinde olayı anlattığı ancak sonra "arkadaşım ... Soylu ile birlikte ... dörtyol meydanında bulunduğum esnada sanık motor ile geldi ve önümde ...... Cep telefonumu 1.000,00 TL'ye satın almıştım... bana bıçak çekti, motora binmemi söyledi..., 50,00 TL'yi bana vermedi. Zararım karşılanmadı..., şeklinde beyanlarını değiştirdiği, ayrıca mahkemece tanık olarak dinlenilmesinden vazgeçilen ... Soylu'nun beyanları alınıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 15.10.2021 tarihli ve 2021/2802 Esas, 2021/3187 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
16.05.2024 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Her ne kadar çoğunluk tarafından sanık ile müşteki arasında borç ilişkisinin tespiti yönünden borcun kaynağının denetlenmesi yönünden eksik soruşturmadan kararın bozulmasına karar verilmiş ise de, dosyanın incelenmesinde müştekinin sıcağı sıcağına hazırlıkta verdiği ifadede sanığın siyah renkli motosikletle gelerek kendisinden zorla cep telefonunu aldığı kendisinin emniyete haber vermesi üzerine sanığın gidebileceği yerleri gösterdiği, dosya içindeki 22.08.2019 tarihli tutanağa göre de Bayrampaşa ilçesi Altıntepsi mahallesi ... Caddesi 147 sayılı adresin önünde kaldırım üzerinde şahsı görmesi üzerine kendisinden zorla telefonu alan şahsın bu şahıs olduğunu bildirdiği, yapılan üst aramasında da bu telefonun ele geçirildiği, sanığın polislerin de olduğu düzenlenen bu tutanakta herhangi bir borç alacak ilişkisinden bahsetmediği, bilahare sorgu sırasında alacak ilişkisinden bahsettiği bunun da suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, her ne kadar müşteki daha sonraki aşamalarda bıçaktan da bahsetmiş ise de zaten söz konusu kararda sanık hakkında TCK'nın 148/1 ve 62. maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği istinaf mahkemesince müştekinin sıcağı sıcağına hazırlıktaki ifadesine itibar edilmiş, dosyadaki tüm deliller ile sanığın müsnet suçu işlediği ... olduğundan istinaf kararının onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmıyorum.