1.İlk Derece Mahkemesince, faiz alacağının tahsili istemine ilişkin davada, "Davacının, tahsilatlar sırasında faiz alacağına ilişkin bir çekince ileri sürdüğünü veya “hâl icabı” faiz hakkının saklı tutulduğuna ilişkin herhangi bir eylem ya da işleminin bulunduğunu yazılı kesin delillerle ispat edemediği, bu durumda asıl alacak sona erince fer’i hakların da sona ermiş sayılacağı ve taraflar arasındaki sözleşmede asıl borç tutarı ödendikten sonra faizin ayrıca istenebileceğine ilişkin açık bir hüküm bulunduğunun da ileri sürülüp ispat edilemediği, yine taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesinde ödeme yeri ve şartlarının düzenlendiği, madde incelendiğinde kesin bir vadenin bulunduğundan söz edilemeyeceği, iş bu maddeye istinaden temerrüt faizi talebinde bulunulabilmesi için ayrıca ihtarın yapılmasının gerektiği, dosya içerisinde böyle bir ihtara rastlanmadığı gibi davacı tarafından temerrüt ihtarının yapıldığına ilişkin bir iddia ve ispatın da ileri sürülmediği, böylece TBK'nın 117. maddesi şartlarının da bulunmadığı ayrıca iş bu davada TTK'nın 1530. maddesinin uygulama şartlarının mevcut olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

2.İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi tarafından yerel mahkemece "kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3.Bu karara karşı süresinde davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Kamu düzenine aykırılık hallerinin resen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; taraflar arasında imzalanan 25.05.2016 tarihli sözleşmenin konusunun "2016 Yılı Yatırım Projesi ... ve Abone/... İşleri"ne, 28.02.2018 tarihli sözleşmenin de "2018 Yılı Yatırım Projesi Amasya Tesis Yapım İşi"ne ilişkin olup, somut olayda TTK'nın 1530. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi3.Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.