Mahkumiyet

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine göre tebligat, "tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır" hükmü gereği, sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün sanığın duruşmada bildirdiği adresine tebliğ edilmediği, sanığın sorgusunda resmi nikahlı eşinden ayrı bir adreste yaşadığını bildirmesi karşısında, 11.07.2014 tarihinde bildirilen adresten farklı olarak resmi nikahlı eşinin yaşadığı mernis adresine yapılan tebligatın geçerli olmadığı, 25.07.2014 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmakla tebliğnamedeki süre nedeniyle red düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Resmi evlenme olmaksızın evlenmenin dinsel törenini yaptırma suçu yönünden yapılan incelemede; Anayasa Mahkemesi'nin, 10.06.2015 gün ve 29382 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 27.05.2015 gün ve 2014/36 esas, 2015/51 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 230. maddesinin (5) ve (6) numaralı fıkralarının Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptallerine karar verilmiş olması karşısında sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.