Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 26.11.2019 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı asil ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davalı ... gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin ve asilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, ... İli ... İlçesi ve diğer yerlerdeki taşınmazları için kardeşi olan ...’ı 19.06.2006 tarih ve ... sayılı yevmiye numaralı ile vekaletname ile vekil olarak tayin ettiğini, vekil sıfatını alan ...’in vekaletnamenin vermiş olduğu yetkileri kötüye kullanarak adına kayıtlı olan ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlarını satış yolu ile davalı kardeşine devrettiğini, bu satıştan haberi olmadığı gibi ... parsel sayılı taşınmazın DSİ Genel Müdürlüğünün kamulaştırması kapsamında olduğunu da kendi araştırmaları neticesinde öğrendiğini, davalı ile vekil kardeşlerinin el ve işbirliği içerisinde hareket ederek kendisini zarara uğrattıklarını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazların satış işleminin davacının bilgisi dahilinde ve bedeli karşılığında gerçekleştiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın sübut bulduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, dava konusu ... parsel sayılı taşınmazın 790/3360 payı, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın ise .../... payı davacı ... adına kayıtlı iken, davacının ... 32.Noterliğinin 19.06.2006 tarih ve ... yevmiye numaralı (içeriğinde satış yetkisi de bulunan) vekaletnamesi ile vekil olarak tayin ettiği dahili davalı kardeşi ... tarafından 04.04.2013 tarihli satış işlemi ile davalı kardeşi ...’e devredildiği, DSİ Bölge Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında, dava konusu ... parsel sayılı taşınmazın Tarım reformu Genel Müdürlüğü tarafından toplulaştırma işlemine tabi tutulduğu, yapılan toplulaştırma uygulamasında ... Barajı ve ... Göl Alanı sınırı baz alınarak ayırma çapı düzenlendiği, göl alanında kalan kısmın ..., göl alanından etkilenmeyen kısmın ... ada ... parsel olarak tescil olunduğu, ... parsel için 12.11.2013 kamulaştırma kararı alındığı, parsel maliklerinden 27 tanesiyle anlaşma sağlandığı,idare adına tapu tescilleri gerçekleştiği, ancak söz konusu parselde .../... paya sahip olan davalı ... ile henüz anlaşma yapılamadığı hususlarının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki; dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden vekalet görevinin kötüye kullanılarak temlik yapıldığı tespit edilmek suretiyle davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Diğer dava konusu ... parsel sayılı taşınmaza gelince,
Dosya kapsamında söz konusu taşınmazın kamulaştırma işlemine tabi tutulduğuna ilişkin belgelerin yer aldığı anlaşılmakla, kamulaştırma işlemi ile ilgili gerekli araştırmaların yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken hakkında kamulaştırma kararı alınan bu taşınmaz yönünden de tapu iptali ve tescile karar verilmesi yerinde değildir.
Öte yandan, mahkemenin karar başlığında dahili davalı olarak gösterilen vekil ... hakkında usulüne uygun şekilde açılmış bir dava bulunmadığı gözetildiğinde karar başlığında adının yer alması da doğru değildir.
Davalının değinilen yönler itibariyle yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 2.037.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.