İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasındaki tapu iptali - tescil ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Antalya ili Kaş ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapu kaydının beyanlar hanesinde ... 'ın kullanımında olduğu belirtilen Hazine adına kayıtlı bulunan eski 102 ada 26 parsel sayılı 14650,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 163 ada 153 parsel numarasıyla 13684,05 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edildikten sonra, 03.01.2018 tarihinde yapılan ifraz işlemi ile 163 ada 232,233,234 ve 235 parseller oluşmuş ve bu parsellerden 163 ada 232 ve 235 parseller 07.02.2018 tarihinde 6292 sayılı Kanun gereğince yapılan satış işlemi ile kayden müştereken davacılar ... ve ...'a intikal etmiş, 163 ada 233 ve 234 parseller ise yol vasfıyla Hazine adına tescil edilmiştir.
Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçelerinde; Antalya ili Kaş ilçesi ... Mahallesi 163 ada 153 parsel sayılı taşınmazın müvekkilleri olan davacıların babasının kullanımında iken halihazırda davacılar adına kayıtlı olduğunu, komşu taşınmaz maliki olan davalıların, davacılara ait taşınmaza tecavüzde bulunarak kadastro sırasında kendi adlarına kaydettirdiklerini ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptalini, söz konusu taşınmaz kısımlarının tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tescilini, belirlenecek maddi tazminat tutarının faiziyle birlikte davalılara ödetilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " Taşınmazın 14.650,75 metrekare olan alanının 966.70 metrekare yüzölçümünde azalarak 13.684,05 metrekare olarak tescil edilmesinin sebebinin ilk tesis kadastrosu esnasında kullanılan ölçü tekniği ile teknolojisinin ve alan hesaplama yönteminin teknik yönden yetersiz olmasından kaynaklığı " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı, davacılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; " Gerekçeli kararın davacılar vekiline 04.05.2021 tarihinde tebliğ edildiği ve davacılar vekilinin 18.05.2021 tarihli dilekçesi ile harcını da yatırarak hükmü istinaf ettiğini bildirdiği, ancak istinaf dilekçesi içeriğinde kararın eksik inceleme ile hukuka aykırı olarak verildiği için istinaf edildiğinin bildirilmesi dışında başka bir açıklamaya ya da istinaf nedenlerine yer verilmediği, davacılar vekilinin istinaf süresi dolduktan yaklaşık 10 ay sonra 21.03.2022 tarihli dilekçesi ile mahkemeye istinaf nedenlerini belirten bir dilekçe verdiği, bu kapsamda davacı istinaf iradesini ortaya koymakla beraber süresi içinde verilmiş bir dilekçe ile istinaf gerekçelerini ileri sürmediğinden istinaf incelemesinin, HMK'nın 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık hallerinin resen gözetilerek yapılabileceği ve ilk derece mahkemesi kararında kamu düzenine aykırılık yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı, süresinden sonra verilen dilekçe ile dayanılan nedenlerin istinaf nedeni olarak kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı " belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.