Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davalı ... yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalı yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı ... İnşaat... Ltd. Şti vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; davacının 38/96 oranında paydaşı olduğu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 7291 ada 31 parsel sayılı taşınmazın akdi ve yasal nedene dayanmadan davalı şirket ve şahıs tarafından bir süredir oto yıkama ve otopark olarak işgal edilmek suretiyle kullanıldığını, taraflarına çekilen ihtarın sonuçsuz kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000.-TL ecrimisilin işlemiş reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin aynı parselde 179/438 hisse sahibi ... ’nin kiracısı olarak parsel üzerinde bulunan yazıhaneyi kullandığını, hisseden fazla bir kullanım durumunda ecrimisil ödemeye mecbur olduğunu, oto yıkama işinin 30 parsel üzerinde yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı ... yönünden davanın husumetten reddine, davalı şirket yönünden ise davanın 1.781 TL olarak kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davanın kısmen kabulüne dair mahkeme kararı davacı vekili ve davalılardan ...Ltd.Şti vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
1.Davalı ... Ltd.Şti vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Dava, ecrimisil istemine ilişkin olup, mahkemece toplam 1.781,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyize konu kabul edilen miktar, karar tarihi olan 2015 yılı itibariyle kesinlik sınırı olan 2.080,00 TL'yi geçmediğinden davalı vekilinin temyiz dilekçesinin bu sebeple reddi gerekmiştir.
2.Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
a) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b- Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili dava dilekçesinde açıkça talep edilen ecrimisilin işlemiş reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiş olmasına rağmen mahkemece, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken bu hususta olumlu olumsuz bir karar verilmemesi doğru değil ise de; bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamış, hükmün ikinci paragrafının HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle HUMK.un 5219 sayılı Yasa ile Değişik 427. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 2015 yılı itibariyle miktar ve değeri 2.080,00 TL’yi geçmeyen kararlar kesin olduğundan miktar yönünden davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2-a) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2-b) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ikinci paragrafında yer alan "...1.781,00 TL ecrimisilin..." ibaresinden sonra gelmek üzere "dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte" ibaresinin yazılmak suretiyle Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollaması ile HMK'nin 304. maddesi (1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası) gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, HUMK'un 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 01.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.