Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, elatmanın önlenmesi ile kal davasının kabulüne, ecrimisil isteminin reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Dava dilekçesinde, ... ili ... İlçesi ... Mahallesi, 9380 ada, 8 parsel sayılı taşınmazın tam pay ile davacı adına tapuda kayıtlı olduğu, taşınmazı davacının 1993 yılında Antalya Belediyesinden bedelini ödeyerek satın aldığı, taşınmazın üzerinde davalıların iki adet gecekondusunun bulunduğu, taşınmazı boşaltmaları için taraflarına çekilen ihtara cevap vermedikleri ileri sürülerek;
a) Davalıların taşınmaza müdahalelerinin men'i ile taşınmazın davacıya teslimine,
b) Gecekonduların yıkılmasına, yıkım ve temizleme masraflarının davalılara yükletilmesine,
c) Dava tarihinden geriye doğru beş yıl için 10.000 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davacıya ait taşınmaz üzerindeki evlerden birisinin davalı gösterilen ...'ya değil eşi ... ait olduğu, İdris yönünden davanın husumetten reddinin gerektiği, imar uygulaması sonucu evlerin bir kısmının davacıya ait taşınmaz içerisinde kaldığı, evlerin kaim bedeli ödenmeksizin müdahalenin men'inin istenemeyeceği gibi davalılar lehine hapis hakkı tanınmasını istediklerini, kusuru olmayan ve öncesinde temerrüde düşürülmeyen davalılardan ecrimisil istenemeyeceği, 1993 yılında 775 sayılı Gecekondu Kanunu'na istinaden davacı adına tahsis edilen taşınmazda davacının bu tarihten önce herhangi bir hakkının olmadığı, evlerin, taşınmazın davacıya tahsisinden önce yapıldığı ileri sürülerek davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece, ecrimisil isteminin reddine, müdahalenin men'i ile kal davasının kabulüne, yapı bedeli olarak mahkeme veznesine depo edilen miktarların karar kesinleşince davalılara ödenmesine karar verilmiştir.

Davanın kısmen kabulüne dair mahkeme kararı davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 1993 yılında yapılan imar uygulaması sonucu edinilen taşınmaz üzerinde bulunan yapılardan dolayı elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil istemine ilişkin olup, davalılar yapıların kaim değerinin hesap edilerek ödenmesini savunma olarak ileri sürmüşlerdir.

1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli, arsa nitelikli 9380 ada 8 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, taşınmazın yol iken 13.10.1993 tarihli imar uygulaması ile Antalya Belediyesi adına tescil edildikten sonra 16.12.1993 tarihinde davacı adına tahsis edildiği, dava konusu taşınmaza komşu 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan toplan 93,59 m2'lik yapının 45,76 m2'lik kısmının; dava konusu taşınmaza diğer komşu 9 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapının ise 101,95 m2'lik kısmının davacıya ait taşınmaz üzerinde kaldığı zemindeki yapıların 1993 yılındaki imar uygulamasından önce yapıldığı tespit edilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; yıkım istekli davalarda, yıkılması istenen ve mütemmim cüz niteliği taşıyan binanın, ana nüvesinin yer aldığı taşınmaz maliklerinin tümünün davada yer alması gerekir. Ne var ki, yapıların bir kısımlarının üzerinde bulunduğu komşu parsellerin yani 9380 ada 7 ve 9 parsel sayılı taşınmazların güncel tapu kayıtları getirtilerek davalılar dışında başka kişilerin malik veya paydaş olup olmadıkları, eğer davalılar dışında paydaş mevcut ise dava dışı paydaşlarında davaya dahil edilerek işin esasının incelenmesi gerekirken, taraf teşkiline dair bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi,

2. Kabule göre de;
Davalı ...'a ait yapının ikinci katının 1999 yılında yapıldığı ileri sürüldüğüne göre, buna dair davacının dosyaya sunduğu ... Belediye Başkanlığı'na hitaben yazılan 26.05.1999 tarih ve 1999/1 sayılı ve 02.08.1999 tarih ve 1999/705 sayılı yazılarının akıbetinin ilgili belediyeden sorularak iddia edildiği üzere yapının ikinci katının 1993 yılındaki imar uygulamasından önce mi yoksa sonra mı yapıldığı araştırılarak, eğer imar uygulamasından sonra yapıldığının tespit edilmesi halinde ...'a ait yapının sadece giriş katının bedelinin depo ettirilmesi gerektiğinden bu husus üzerinde durulmadan her iki katın da imar uygulamasından önce yapıldığı kabul edilerek fazla bedel depo ettirilmesi,
Doğru görülmemiştir.

Davacı vekili ve davalılar vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi ve 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 01.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.