Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davalı ... aleyhine usulüne uygun açılmış olan bir davası bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden müdahalenin men'i talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... aleyhine açılan elatmanın önlenmesi davasının reddine, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı, babası olan mirasbırakan ...'ün 3/20 oranında paydaşı olduğu 9 adet (22 Cilt 23,24,25,26,27,28,29,30 ve 31 sıra nolu) taşınmazın 2007 yılına kadar davalılar tarafından kira ilişkisine dayalı olarak kullanıldığını, ancak kira sözleşmesinin sona ermesine rağmen davalıların taşınmazları kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve 2007 yılından itibaren toplam 15.000,00 TL ecrimisile karar verilmesini istemiş; yargılama aşamasında ...'ın da çekişmeli taşınmazları kullandığından bahisle anılan kişiyi de davaya dahil etmiştir.
Davalılar, davacı ile aralarında kira ilişkisi olduğunu öne sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonunda, elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne; ecrimisil isteğinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün davalılar ... ve ... vekili ve dahili davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 25.02.2015 tarihli ve 2015/2287 Esas, 2015/2886 Karar sayılı ilamı ile, bir kimseye dahili dava yoluyla taraf sıfatı kazandırılmayacağı gibi, ıslah yoluyla da davanın taraflarının değiştirilemeyeceği, bu durumda, hakkında usulüne uygun dava bulunmayan Servet hakkında hüküm kurulmasının doğru olmadığı, iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 413. ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından ibaret olacağı, dosya içeriği ve toplanan delillerden, davanın, hükmedilmesi istenen ecrimisil miktarı üzerinden harç ödenmek suretiyle açıldığı, elatmanın önlenmesi yönünden harç yatırılmadığı gibi, yargılama sırasında da bu yönden harç ikmali yapılmadığı, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun Mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlediği ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngördüğü, hal böyle olunca, dahili davalı ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi;davalılar ... ve ... bakımından ise öncelikle davada ileri sürülen isteklerden el atmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan ya da saptanacak dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan hususlar gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş,Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonunda davalı ... hakkında usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davalılardan ... aleyhine açılan elatmanın önlenmesi davasının konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ... aleyhine açılan elatmanın önlenmesi davasının reddine, her iki davalı aleyhine açılan ecrimisil davasının da reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmazlara elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
3402 sayılı Kanun'un 27/1. maddesi hükmüne göre, "mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar Kadastro Mahkemesine re'sen devrolunur". Aynı Kanun'un 26/son maddesi hükmüne göre de, "Kadastro Mahkemesinin yetkisi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar".
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere ve UYAP kayıtlarına göre; ayni hakka dayalı müdahalenin önlenmesine konu yapılan taşınmazların kadastro tespitlerinin yapıldığı, Tekman Kadastro Mahkemesinin 2019/7 Esas sayılı dosyasında davalı oldukları belirlenmiş olup mülkiyet hakkına dayalı müdahalenin önlenmesi davası 2009 yılında açıldığına göre kadastro tespitine itiraz davası niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulur. Bu durumda Mahkemece açıklanan kanun hükümleri uyarınca; ayni hakka dayanan meni müdahale isteği yönünden hükmü veren Mahkeme temyiz aşamasında yukarıda açıklanan kanun ve yönetmelik hükümleri uyarınca görevsiz hale geldiğinden davadaki bu istek hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli Tekman Kadastro Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesi'nin görev alanı dışında kalan (Kadastro Mahkemesi ecrimisil davalarına bakamaz) ecrimisil isteği bakımından HMK'nin 167. maddesi (HUMK'un 46) gereğince ayırma (tefrik) kararı verilerek mahkemenin ayrı bir esasına kaydının yapılmasına ve Kadastro Mahkemesi'nde görülen uyuşmazlığın bekletici mesele sayılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Davacının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle ve 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma neden ve şekline göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.