Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, ... hakkındaki davanın usulden reddine, asıl ve birleşen davanın elatmanın önlenmesi yönüyle kısmen kabulüne, kal isteminin ise reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Asıl ve birleşen dosya dava dilekçelerinde, paylı mülkiyete tabi 3427 ada 21 parsel sayılı 233 m2'lik taşınmazda 120/233 hisse ile paydaş olan davacının taşınmazda kullandığı alanın bulunmadığı, davalıların taşınmaza el atarak bina yaptıklarını ileri sürülerek el atmanın önlenmesi ile yapıların yıkılması istenmiştir.
Davalı ... dava dilekçesinde dava konusu taşınmazda 54/233 hisse ile malik olduğunu, başkalarının taşınmazına müdahale etmediğini, ev yapmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Malik ... mirasçıları verdikleri cevap dilekçesi ile ...'nın 28.09.2001 tarihinde dava konusu taşınmazın 59/233 hissesini satın aldığını, satın alma tarihi itibari ile taşınmaz üzerinde yapı bulunduğunu beyan ederek davanın reddini istemişlerdir.
Birleşen dosya davalısı ... duruşmadaki beyanında, taşınmazı 1989 yılında harici senet ile satın alıp 1990 yılında üzerindeki binayı yaptığını, daha sonra dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede imar uygulaması yapılması sebebi ile binaların kaydırıldığı, hatanın bundan kaynaklandığı ileri sürülerek davanın reddi istenmiştir.
Birleşen dosya davalısı ... da duruşmadaki beyanında, davayı kabul etmediğini, taşınmazı 1993 yılında satın aldığında üzerindeki binanın inşaat halinde olduğunu, tapusu ne ise yapısının da o olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davalı ... hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine, asıl ve birleşen dosyadaki kal isteminin binaların değerinin zemin değerinden çok yüksek olması ve fahiş zarar meydana geleceği gerekçesi ile reddine, müdahalenin men'i talebinin ise kabulü ile davalı dava konusu taşınmazın Fenni bilirkişi krokisinde (D) ve (E) harfleri ile gösterilen kısımlarına ... tarafından yapılan; aynı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısmına davalı ...'nın (Mirasçılarının) müdahalelerinin men'ine, birleşen dosyadaki müdahalenin men'i isteminin kabulü ile dava konusu taşınmazın Fenni bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen kısmına ...'ın; aynı taşınmazın (C) harfi ile gösterilen kısmına davalı ...'nın müdahalelerinin men'ine karar verilmiştir.
Davanın kısmen kabulüne dair mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paylı mülkiyete tabi çapa bağlanmış taşınmazlara paydaş ve paydaş olmayanların elatmalarının önlenmesi ile yıkım istemine ilişkindir.
1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli, arsa nitelikli 233 m2'lik 3427 ada 21 parsel sayılı taşınmazın 120/233 hisse ile davacı, 59/233 hisse ile ... ve 54/233 parsel ile ... adına kayıtlı olduğu, taşınmazın güncel tapu kaydının mevcut olduğu, ilk tesis ile tedavüllü tapu kaydının mevcut olmadığı, iş bu taşınmazın paydaşlarının tamamının davada taraf olduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde birden fazla yapı bulunduğu, iş bu binaların bir kısmının ise komşu parseller olan 3427 ada 9,20 ve 22 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde kaldığı tespit edilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; yıkım istekli davalarda, yıkılması istenen ve mütemmim cüz niteliği taşıyan binanın, ana nüvesinin yer aldığı taşınmaz maliklerinin tümünün davada yer alması gerekir. Ne var ki, yapıların bir kısımlarının üzerinde bulunduğu komşu parsellerin yani 3427 ada 9 ve 20 parsel sayılı taşınmazların davalılar dışında paydaşları bulunduğu, 22 parsel sayılı taşınmazın ise tapu kaydı mevcut olmadığı için malik veya maliklerinin kimler olduğunun tespit edilemediği, komşu taşınmazların (3427 ada 9,20 ve 22 parsel) güncel tapu kayıtları getirtilerek davalılar dışında başka kişilerin malik veya paydaş olup olmadıkları, eğer davalılar dışında paydaş mevcut ise dava dışı paydaşlarında davaya dahil edilerek işin esasının incelenmesi gerekirken, taraf teşkiline dair bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi,
2. Kabule göre de;
Davacının da paydaş olduğu dava konusu 3427 ada 21 parsel sayılı taşınmazın ilk tesisinden itibaren tedavüllü tapu kaydı getirtilerek taşınmazın imar uygulaması görüp görmediği, her bir malikin edinme tarihi, taşınmaz üzerinde yapı olup olmadığı üzerinde durulmadan hüküm kurulması,
3. Fen Bilirkişisinin 10.07.2014 tarihli rapor ve ekindeki krokide gösterilen her bir yapının hangi tarihlerde yapıldıkları araştırılmadan eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi ve 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.